Archive for » Kasım, 2011 «

Yunan Adaları – Genel

Eşim ve oğlumla yaptığımız 3. yurt dışı gezisi Yunan Adalarına oldu. Gemi ile seyahat etmek yanında küçük bebeği olanlar için bence çok iyiymiş, çok memnun kaldık. Adalar arasındaki uzun yollarda gemide yatak konforunda uyuyor olmak ve gözümüzü her sabah başka bir adada açmak çok keyifliydi. İşte binlerce adadan bizim gördüklerimiz: Midilli’de Bir Gün Kykladların Gözdesi Mykonos Kayaların Üzerinde: Santorini Kalenin İçindeki Şehir: Rodos Sevimli Liman Şehirleriyle: Girit Lavrion Limanı Yunan Adaları*… Yunanistan’a bağlı İon ve Ege Denizi’nde yer alan binlerce ada bulunuyor. Bunlar üzerinde yerleşim olmayan küçük kayalıklardan Girit gibi devasa büyüklükteki adalara kadar farklılık gösterir. Adalar bulundukları yere ve özelliklere göre altı gruba ayrılır. İon Adaları: Korfu, Paksoi, [ ... ]

Alexander von Humboldt Gemisi

Eşimin tatil için başka zamanı olmadığından Ramazan Bayramı tatilinde Bamtur’un bu sezon kiraladığı Alexander von Humbold gemisi ile Yunan Adaları turu yapmaya karar verdik. Yanımızda on altı aylık oğlumuz Mehmet Deniz de olacağı için gemi turunun bizim için çok uygun olacağını düşünmüştük. Her gün farklı bir yere gitmek bizim için turun en cazip olan yönüydü. Tabi ki bu gitme eylemi sırasında ya uyuyor olacağımız ya da gemide gezme ihtimalimiz olması da ayrıca güzeldi; çünkü küçük bir çocukla saatlerce araba-otobüs yolculuğu pek kolay olmuyor. Oysa bu sefer mesafeler bizi çok ilgilendirmiyor, kaptanın sorunu:) Böylece tura katılmaya karar verdik. Sekiz katlı olan [ ... ]

Midilli’de Bir Gün

Gemi pazar gecesi 22.30’da Midilli’ye doğru hareket etti. Gece boyunca yol olarak saat 13.00 civarı Midilli’nin Mitilini Limanı’na yanaşmış olmasına rağmen iniş işlemleri biraz zaman aldığından adaya indiğimizde saat 14.10 olmuştu. Gemiye dönüş saati ise 19.00 olarak belirlenmişti. Yunanistan’ın Doğu Ege grubundaki yedi adasından biri olan Midilli, bizim kıyılarımızdan görünebiliyor. Daha önce Assos’tayken Midilli’ye bakmıştık, şimdi Midilli’nin doğusundan Ayvalık ve Dikili’ye doğru bakıyoruz. Biz Midilli diyoruz; ama adanın Yunanca adı Lesvos (Bazı yerlerde Lesbos yazıyor). Adanın en önemli şehri Mitilini. Tüm ada nüfusunun üçte biri (30 bin) burada yaşıyor. Bu nedenle Yunanlılar da Lesvos yerine Mitilini diyorlarmış aslında. Biz de Mitilini [ ... ]

Kykladların Gözdesi Mykonos

Kutsal Delos adasının çevresini kuşattıkları için daire anlamına gelen ‘kyklos’tan türemiş Kykladlar sözcüğü Yunanistan’ın en çok turist çeken adalar grubuna verilen ismi oluşturuyor (bkz:Yunan Adaları). Bembeyaz evler, dar sokaklar, mavi kubbeli kiliseler, yel değirmenleri ve plajlar Kykladların en belirgin özellikleri. Toplam 56 adadan oluşsa da içinde yerleşim olan 24 tanesinin bazıları küçük ve kendi halinde adalarken bazıları da dünya çapında meşhur tatil yerleri. Kykladların içinden bizim göreceklerimiz ise Mykonos ve Santorini. Bugün yani bayramın ilk günü (salı) sabah uyandığımızda vardığımız liman ise Mykonos. İniş iznini beklerken kaptanımız hem Ramazan Bayramımızı hem de 30 Ağustos Zafer Bayramımızı bir anonsla kutladı. Kahvaltıdan sonra [ ... ]

Kayaların Üzerinde: Santorini

Gemi Santorini adasına yaklaşıp durduğunda sislerin arkasında büyülü bir güzellikle duran ada, daha şimdiden beni heyecanlandırıyor bu görüntüsüyle. Kykladların en meşhur adalarından biri olan Santorini görmeyi çok istediğim adalardan biriydi. Adanın ilk adı Thera. Santorini ismini Saint İrine (Aziz İrene)’ye atfen 13. yy.’da almış. 1956 yılında büyük bir deprem geçiren ada yerle bir olduğu için yeniden kurulmuş. Turizm ise 1970’lerin sonuna doğru gelişmeye başlamış, böylece adaya ekonomik bir rahatlık getirmiş. Gemide rehberler adadaki ulaşım zorluklarından çokça bahsettikleri ve bizde bebekli olduğumuz için biraz çekinsek de yine de tur almadık; kendimiz gezmeyi tercih ettik. Diğer tüm adalarda hep gemi limana yanaşıp biz [ ... ]

Kalenin İçindeki Şehir: Rodos

Santorini’den sonra gemi, Avrupa-Asya ve Afrika kıtaları arasında kalan ve bizim topraklarımıza en yakın Yunan adalarından biri (Marmaris taraflarından 18-20 km uzaklıkta) olan Rodos’a gitmek üzere yola çıktı. Geceyi uyuyarak geçirip sabah kahvaltıya çıktığımızda çoktan turist limanına yanaşmıştık. Kapılar açılmadan önce geminin güvertesinden baktığımızda kale içinde bir şehir olarak görünen Rodos manzarasında diğer adalarda görmediğimiz cami ve minaresi dikkat çekiyordu. 1522’de Sultan Süleyman’ın Rodos Şövalyelerini yenerek adayı almasından sonra yıllar yılı Osmanlı hakimiyetinde yaşayan adanın hala bu izleri taşıdığı ilk görüşte kendini belli ediyordu. Rodos aynı zamanda on iki adalar (Dodocanese) grubunun en büyük adası ve yönetim merkezi. Bizim bugün göreceğimiz [ ... ]

Sevimli Liman Şehirleriyle: Girit

Yunanistan’ın en güneyde yer alan ve en büyük adası olan Girit dört bölümden oluşuyor. En batıda Hanya, ortada Rethimno, Heraklion ve doğuda Agios Nikolaos. 650 bin nüfuslu adanın en önemli gelir kaynakları zeytincilik ve turizm. Yüzde 70’i dağlık olan adanın batıya doğru gittikçe yeşilliği de dağları da artıyor. 1924’te mübadelede çok fazla Türk buradan ayrılarak Türkiye’ye gönderilmiş; aynı şekilde ülkemizde yaşayan pek çok Rum da Yunanistan’a (ve adalara) gönderilmiş. Geminin yanaştığı liman adanın merkezi olan Heraklion (Osmanlının verdiği isimle Kandiye) idi. Yunanistan’a gelen turistlerin %15’i Heraklion havaalanı ya da limanından giriş yapıyor, sonra buradan farklı yerlere gidiyormuş. Heraklion genellikle geçişler [ ... ]

Lavrion Limanı

Bugün gezinin son günü. Ne de güzeldi her gün gözlerimizi farklı bir adada açmak… Her güne yeni bir heyecanla başlamak… Ne yazık ki bu gezi de bitiyor işte. Bugün programda Atina turu var. Yedi yıl önce Atina’ya gitmiştik; o zamanlar dijital fotoğraf makinem olmadığından ve henüz gezilerimi yazmadığım için (sonradan yazdım, buradan okunabilir) bir kere daha Atina’yı görmek ve yazmak istiyordum. Atina’ya gitmek için Pire Limanı yerine Lavrion Limanı’nda bulunmamızın sebebi Pire’nin çok kalabalık olmasından dolayı gemiden inişlerin 3-4 saati bulmasıymış. Lavrion (buradan haritaya bakın), Atina’nın güneydoğusunda ve 70 km uzağında bir liman şehri. İki şehir arası yol en az 1-1,5 [ ... ]

İNGİLTERE YAZILARI

Arkadaşlarımız Gözde-Murat ve 6,5 aylık oğlumuzla 4 saatlik uçak yolculuğuyla kış gününde Londra’ya gitmeye karar verdik! Bayram tatili vardı ve nereye gitsek diye düşünürken, “yok ben orayı gördüm, başka yere gidelim”ler havada uçuşurken 3 kişinin görmediği sadece Murat’ın gördüğü Londra’da karar kıldık. Hava çok soğuk olabilir -kesin-, yağmur yağabilir -kuvvetle muhtemel- olsun, bize bir şey olmaz deyip “Londra” dedik. Biz hareket halinde yürüyor olacağız, biz önemli değiliz; ama hemen oğluma kışlık bir tulum, atkı-bere aldım, zira çocukcağız hep arabasında oturuyor olacak. Önce Pegasus’tan biletlerimizi aldık, vizeye başvurduk (Detaylar, Londra Rehberi sayfasında).  Sonra otel için araştırmalara başladık ve booking.com’dan oteli de ayarladık. Ve işte [ ... ]
Category: İNGİLTERE  Tags:  Leave a Comment

AVUSTURYA YAZILARI

Gözde’yle yaptığımız Budapeşte-Viyana-Prag turundan Avusturya ile ilgili yazılarım için: Viyana Viyana ve çevresi  Önceki versiyonda okumak için: www.geziyazilari.net/ex/avusturya.html
Category: AVUSTURYA  Tags:  Leave a Comment

Elbistan’da Pınarbaşı

Eşimin ailesi kayınpederimin işi dolayısıyla bir süredir Elbistan’da yaşıyorlar. Bu sene iki defa torunlarını görsünler diye onları ziyarete gidince ve her seferinde civar ilçelere de günübirlik geziler yapınca bunları toparlayıp yazmak şart oldu. Elbistan’ı bir İstanbullu olarak sadece okuldaki coğrafya derslerinden Afşin-Elbistan Termik Santrali adında geçmesi dolayısıyla biliyor olmam dışında hakkında bildiğim bir şey yoktu. Üç bölgenin kesişme noktasında, Yukarı Fırat havzası içinde kalan, il merkezine oldukça uzak olsa da (162 km) Kahramanmaraş’ın bir ilçesi. İstanbul’dan Kahramanmaraş’a sadece THY Atatürk Havalimanı’ndan uçuyor, onun da saatleri bebekli ve Anadolu yakasında oturan biri için hiç de uygun olmayınca çareyi Pegasus’un çarşamba günleri olan [ ... ]

Afşin’de Ashab-ı Kehf ve Pehlivan Alabalık

Elbistan‘a ilk gidişimde 34 km. uzaklıktaki Kahramanmaraş’ın diğer bir ilçesi olan Afşin’deki “Ashab-ı Kehf”i ziyaret ettik. Hıristiyanlığın yayılmaya başladığı dönemlerde putperest zulümden kaçan yedi kişi ve bir köpeğin bir mağaraya saklanarak üç yüz yıl kadar uyumaları “yedi uyurlar” olarak biliniyor ve Kuran – İncil gibi kutsal kitaplarda yeniden dirilmenin kanıtı olarak bu konudan bahsediliyor. Ülkemizin ve dünyanın pek çok yerinde bu olayın yaşandığı gerçek yedi uyurlar mağarası olduğuna inanılan pek çok yer var. Bunlardan Efes ve Tarsus’taki Ashab-ı Kehfi görmüştüm. Afşin halkı da buranın gerçek olduğuna inanıyor zira ilçede hala aynı adı taşıyan insanlar var (Tebernuş gibi). Şubat ayında ilçe merkezi [ ... ]