Archive for » Aralık, 2012 «

Pizza ve Şarap Atölyesi

Bu hafta içi posta kutuma gelen bir mesaj beni meraklandırdı ve heyecanlandırdı. Daha önce gittiğim yeme-içme mekanlarıyla ilgili birkaç yazı yazmıştım; ama yemek bloggeri değilim. Buna rağmen harika bir etkinliğe davet edilmiştim. Henüz gitme fırsatı bulamadığım; ama çok merak ettiğim Napoli pizzaları yapan RossoPomodoro (kırmızı domates demek) ile Kavaklıdere şaraplarının hazırladığı ortak bir atölye çalışması… Sahil yolu ve Bağdat Caddesi arasında Göztepe Parkı’nın karşısında yer alan Rossopomodoro’ya girdiğimde bizim için çok güzel bir masa hazırlanmıştı. İçerisi de çok hoş dekore edilmişti. Davetliler arasında yemek bloggerleri, otel-restoran işletmecileri, TV programlarından tanıdığım Elif Hanım ve FoodinLife dergisinden bir yazar vardı. Önce Kavaklıdere’nin Pazarlama ve [ ... ]

Fatih Karadeniz Pidecisi

Unkapanı’ndan Fatih’e giderken Bozdoğan Kemeri’ni geçince hemen sağda İtfaiye vardır. İşte Fatih Karadeniz Pidecisi, İtfaiye’nin sırasında, biraz ileride yer alıyor. Yıllardır adını, ününü bildiğim; ama bir türlü gidemediğimiz pideciye nihayet gidiyoruz. İçeriye girer girmez Deniz hemen çay istedi, pide gelene kadar 2 bardak paşa çayı içti, üçüncüyü istedi, pideye yer kalsın diye vermedik. Kıymalı-peynirli ve yuvarlak-peynirli pide söyledik. Tabi ki yumurtalı. Pidelerin altı biraz sert, kıtır kıtır; hamuru ise tuzsuz. Çatal-bıçakla kibar kibar yenmez bu pide. En güzeli şöyle: Pidenin yanında gelen bir parça tereyağı, sıcak pidenin kenarlarına sürülür. Pidenin uç kısmına doğru bıçak yatay olarak bastırılır ve el yardımıyla pidenin ucu [ ... ]

Panorama 1453 Müzesi

Kanlı, bıçaklı savaş sahnelerinden hoşlanmasam da panoramik olmasından dolayı merak ettiğim bir müzeydi Panorama 1453 Tarih Müzesi. Hakkında bildiğim tek şey de panoramik olmasıydı. E-5 üzerinde giderken kahverengi müze tabelalarını rakip ederek bir otoparka vardık. Arabayı minibüslerin de durağı olan otoparka bıraktıktan sonra dışarı çıktık. Geniş bir alan üzerinde yemyeşil bir parkın içinde müze binasını görünce şaşırdım. Ben Topkapı’yı hiç böyle bilmezdim. Benim gözümde Topkapı, kalabalık, gürültülü, her türlü eşyayı-insanı görebileceğiniz karmakarışık bir yerdi. Oysa burası, yani Topkapı Kültür Parkı,  E-5’nin hemen yanında, çevre düzenlemesi iyi yapılmış, sakin, yemyeşil bir yerdi. Müzenin giriş ücreti olan 5 TL’yi vererek Deniz’in istediğiyle asansöre binip [ ... ]

Gezi Yazısı Nedir?

Edebi bir tür olarak “gezi yazısı” nedir, nasıl yazılır? Gezgin olmaya gerek yok, mutlaka herkes en azından bir kere olsun bir yere gitmiştir. Herkesin bir gezi anısı vardır, yazıya dökmek istediği; blogu varsa dökmüştür de. Peki, gerçekte işi yazmak olmayanların yazdığı bu gezi yazıları “edebi tür” olarak alınabilir mi? Gezdiğimiz gördüğümüz yerlerle ilgili içimizden gelenleri bloglarımız aracılığıyla yazıya döktüğümüzde edebi bir tür olarak “gezi yazısı” yazmış oluyor muyuz, olmuyor muyuz? Gezi yazısı olması için ne gerekiyor? Gezi yazısının özellikleri nelerdir? Gezi yazılarını kimler yazıyor, kimler okuyor? Gezi yazısı, bir hikâye-roman gibi, yazarın genellikle kurgu ve hayal gücüne kalmış, gerçek dışı olaylar zinciri değildir. Tam tersine [ ... ]