Afşin’de Ashab-ı Kehf ve Pehlivan Alabalık

Elbistan‘a ilk gidişimde 34 km. uzaklıktaki Kahramanmaraş’ın diğer bir ilçesi olan Afşin’deki “Ashab-ı Kehf”i ziyaret ettik. Hıristiyanlığın yayılmaya başladığı dönemlerde putperest zulümden kaçan yedi kişi ve bir köpeğin bir mağaraya saklanarak üç yüz yıl kadar uyumaları “yedi uyurlar” olarak biliniyor ve Kuran – İncil gibi kutsal kitaplarda yeniden dirilmenin kanıtı olarak bu konudan bahsediliyor. Ülkemizin ve dünyanın pek çok yerinde bu olayın yaşandığı gerçek yedi uyurlar mağarası olduğuna inanılan pek çok yer var. Bunlardan Efes ve Tarsus’taki Ashab-ı Kehfi görmüştüm. Afşin halkı da buranın gerçek olduğuna inanıyor zira ilçede hala aynı adı taşıyan insanlar var (Tebernuş gibi).

Şubat ayında ilçe merkezi soğuk; ama kar yokken Ashab-ı Kehf’in (kelime anlamı mağara arkadaşları demek) olduğu yere doğru çıktıkça yerlerde kar görünmeye başlıyor. Arabadan inince dondurucu soğuk rüzgarla yüzümüze çarparken oğlumu sıkı sıkı sarıyorum. Mağaranın bulunduğu alan üzerine sarı kesme taştan çok güzel bir bina yapılmış. Ashab-ı Kehf Külliyesi, -girişinde yazan bilgiye göre- Bizans devrinde başlayıp Selçuklu döneminde de önemi süren kutsal bir mağara önüne Selçuklu döneminde yapılan cami, ribat ve handan oluşuyor. İncecik buz tutmuş alanda yürürken ve rüzgarla baş etmeye çalışırken ne yazık ki fotoğraf makinesinin de pili bitiyor ve bu güzel külliyeyi fotoğraflayamıyorum. Kahramanmaraş Valiliği’nin sitesinden fotoğraflar için buraya tıklayın.

Ashab-ı Kehf, Nuh tufanı gibi anonim bir hikaye. Dünyanın pek çok yerinde pek çok toplumun efsanelerinde yer alıyor. Tam olarak ne zaman gerçekleştiği ve yeri kesin olarak bilinmiyor. Efsus ya da Yarpuz olarak bilinen bir şehirde geçtiği düşünülüyor. Burada yaşayan putperest imparator Dakyanus puta tapmayanlara zulüm ediyor. Hıristiyan olan altı genç (Yemliha, Mekseline, Mislina, Mernuş, Sazenuş ve Tebernuş) bu zulümden kaçarken yolda bir çoban (Kefeştatayuş) ve köpeğine (Kıtmir) rastlıyorlar. Kendileri gibi inançlı olan çobanın bildiği bir mağaraya gidiyorlar ve uykuya dalıyorlar. Doğu Roma İmparatoru (M.S. 408-450) II.Theodosius zamanında uyanıyorlar ve Yemliha’yı şehre ekmek almaya gönderiyorlar. Ekmek almak için verdiği paranın Dakyanus zamanından kaldığını görenler şüpheleniyorlar ve krala haber vererek soruşturuyorlar. Yemliha olayı anlatıyor ve insanları mağaranın olduğu yere getiriyor. Arkadaşlarının korkmaması için önce içeri girip onlara durumu anlatacağını söyleyerek mağaraya giriyor ve sır oluyor. Dönemin imparatoru bu olaydan çok etkilenerek o mağaraya kutsal bir mezar yapılmasını istiyor. Bu olay, zalim imparator Dakyanus’tan yüzyıllar sonra Hıristiyan olsa bile yeniden dirilme ve ahrete inanmayan halk için büyük bir mucize oluyor ve nesillerden nesile aktarılıyor.

Hikayenin isimlere varıncaya kadar bu denli ayrıntılı anlatılmasına rağmen geçtiği yerin bilinmemesi enteresan. Efsus’un Afşin olduğunu ifade eden pek çok tarihçi varmış.

Afşin’e ikinci defa Temmuz’da gittiğimde ise ilçenin önemli yerlerinden biri olan Ayrandede‘ye gittik. Tanır kasabasında bulunan Ayrandede türbesi ve park çok ziyaret edilen yerlerden biri. Parkın içinde bir restoran var. Buradaki taşların arasından kuvvetle akan mini şelale ve şelalenin suyuyla oluşan minik gölet ve gölette yetiştirilen alabalıklar var. 

Ayrandede
Ayrandede Ayrandede

Ayrandede türbesi şelalenin üst kısmında bulunuyormuş, o sırada bunu bilmediğimiz için görememiştik. Ayrandede’den sonra Tanır kasabasını arkada bırakıp yolu takip edince birkaç kilometre ileride güzel bir restoran olduğunu söylediler. Yol boyunca etrafta tabela arayarak ilerlerken sol tarafta bir tahta üzerine elle yazılmış, sonlara doğru sığması için harflerin iyice küçüldüğü tabelada “Pehlivan Alabalık” yazıyordu. Dışarıdan bakıldığında pek umut vaat etmeyen bu tabela ve giriş yolunu geçince gördüğümüz manzara: Sakin sakin akan bir nehrin her iki kenarında ahşap kamelyalı oturma bölümlerinin yer aldığı, yemyeşil bir doğa güzelliği!!! Bu güzelliği gizlemeyi çok iyi başarmışlar doğrusu! Hemen nehrin kenarındaki kamelyalardan birine yerleşiyoruz ve acil tarafından ızgara alabalık sipariş veriyoruz. Manzara çok güzel; ama önce açlıktan ne yapacağını şaşırmış durumda olan minik oğluma balık yedirmem gerekiyor. Oğlumdan sonra ben de lezzetli balığımı yiyorum yanında bolca salatasıyla. Yemek faslından sonra elime fotoğraf makinesini alıp etrafta biraz dolaşıyorum. 

Pehlivan Alabalik

Aynı zamanda bir alabalık üretim çiftliği olan Pehlivan’ın balıklarının yetiştiği havuzlara bakarken balık temizleyen işletmenin sahibi Halil Bey’le kısa bir sohbet ediyoruz. Bir alabalığın yenilecek zamana gelene kadar büyümesi için 1,5 yıl gerekiyormuş. Baraj sularında dokuz ayda olgunlaşır; ama bu soğuk sularda ancak 1,5 yılda yenilebilir büyüklüğe ulaşırmış. Su ne kadar soğuksa balığın lezzeti de o kadar güzel oluyor; çünkü balık kendini soğuğa göre ayarlamak için adeta antifriz görevi yapan yağ üretimini arttırıyor. Bu önümüzde akan soğuk sular ise Ceyhan Irmağı’nın bir kolu olan Hurman Çayı imiş. Hurman Çayı’nda az bulunan ve şifa olan kırmızı benekli alabalık türü de yaşıyormuş. Burada pişirilenleri afiyetle yiyebildiğiniz gibi ayrıca üretilen alabalıklardan pişmemiş olarak da satın alabilirsiniz. Halil Bey’e İstanbul’dan geldiğimi, burayı çok beğendiğimi; ama bulmak için biraz aramak gerektiğini, niye bu kadar gizlediklerini sordum. “Burayı bilen geliyor, pek tanıtım yapamıyoruz” dedi. Ben de en azından Ayrandede’nin orada bir tabela, afiş vb. bilgi verip şu kadar kilometre sonra solda Pehlivan Balık diye yazabilirsiniz dedim ki naçizane tavsiyem buralara gelenler bu güzelliği görmeden gitmesin diyeydi. Kısa sohbetten sonra teşekkür edip çevreyi fotoğraflayıp oğlumla ilgilenmek üzere geri dönüyorum zira bizimki suya ayağını sokmak istiyor.

Pehlivan Alabalık Aile Dinlenme Tesisi (Halil Kahraman)
Tanır Yolu Bozyer Mevkii Hurman Çayı Kenarı – Afşin
Tel:0344 527 21 68

Yazı ve fotoğraflar: Derya Çölaşan
Gezi Tarihi: 10 Şubat 2011 ve 11 Temmuz 2011

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.
One Response
  1. Baraj Yolu says:

    Güzel çalışma ve paylaşım teşekkürler. Baraj yolu firma rehberi ekibi.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir