Anadolu Yakası Parkları

Bugün oğlumla Anadolu yakasında en sevdiğim parkları gezmeye karar verdim. Önce yürüyüş ve bol bol fotoğraf çekimi en sonunda da oğlum için kaydıraklı-salıncaklı bir final düşünüyorum. Hadi başlayalım!

Fenerbahçe Parkı:

fb-parki1

Fenerbahçe Burnu üzerinde yemyeşil, sakin ve keyifli bir yer.

Girişinde kocaman bir erguvan ağacı var; ama açtığı zamanı bu sefer kaçırdım. Parkın denize bakan tarafında üniversite yıllarında gittiğimiz salaş bir kafe vardı. Denize nazır küçük kafede, ahşap taburelere oturup çayımızı içerken martılarla da arkadaşlık ederdik. Şimdi orası eski tadında değil, işi büyütmüşler.

fb-parki2

Yan tarafta da Romantika Kafe var; oraya ise eskiden beri niyeyse hiç gitmişliğim yok. Bu iki kafenin sağ tarafında, yine denize nazır, ahşap masaların olduğu bir piknik alanı var. Piknik dediysem mangal yakmak falan yok, sadece yanınızda getirdiğiniz yiyecekleri yiyebilir, çimenlere yatabilirsiniz.

fb-parki3

Denizden biraz uzaklaşınca yemyeşil ağaçlar, çiçekler arasında kuş sesleri eşliğinde keyifli bir yürüyüş yapılabilir.

fb-parki4

Biz böyle gezerken, “bu parkı beğenmedim, kaydırak-salıncak yok” dedi Deniz. Oysa hemen arkada var; ama ben oraya takılmak istemediğim için bunu söylemedim. Hain anne:) Parkın arka tarafında ise Fenerbahçe Faruk Ilgaz Tesisleri var.

Dalyan Parkı: 

Fenerbahçe marinayı ve Cemil Topuzlu Caddesi üzerindeki pek çok kafe-restoranı geride bırakıp Fenerbahçe Orduevi’ne doğru yürümeye başladık. Orduevinin hemen yanındaki yokuştan inip sahile adım atmış olduk. Burası Fenerbahçe-Caddebostan arasında uzanan 2,5 km’lik yürüyüş ve bisiklet parkuru bulunan Dalyan Parkı. Adının Dalyan olduğunu tabeladan fark ettim ki çok az kişinin bildiğini sanıyorum; çünkü herkes Süreyya Plajı ya da Caddebostan Sahili olarak bilir. Hemen girişte kiralık bisiklet alanı var.

dalyan-parki1

Her ne kadar bisiklete binmeyi bilmesem de bu uygulamayı çok sevdim. Canın sahilde bisiklete mi binmek istiyor, yanında bisiklet taşımana hiç gerek yok. Çok uzak bir yerden de gelsen Anadolu yakasındaki beş-altı yerde bulunan bu kiralık bisikletlerden birine atlayıp sahilde gezebilirsin. Üstelik bisikleti ilk aldığın noktaya değil, başka bir bisiklet alanına da bırakabilirsin. Kartal-Maltepe-Bostancı İDO önlerinde ve Caddebostan-Fenerbahçe arasında akıllı bisiklet noktaları var.

dalyan-parki2

Mayıs ortası ve hafta içi itibarıyla sahildeki genel durum şu: Denize girmese de güneşlenen göbekli amcalar; çimenlerin üzerinde katlanır sandalyeleriyle güneşin tadını çıkaran her yaştan kadın-erkek, kuş cıvıltıları, vızır vızır geçen bisikletliler… Arka planda ise lüks iki-üç katlı apartmanlar, sağda ise masmavi deniz…

dalyan-parki3

dalyan-parki4

Sahil boyunca yürürken sürekli kaydıraklı-salıncaklı oyun grupları da karşımıza çıkıyor. Deniz her seferinde, gideceğimizi söylediğim çok güzel parkın burası mı olduğunu soruyor. Ben hayır dedikçe de sesini çıkarmadan sabırla bekliyor. 2,5 km’lik parkuru tamamlayıp Caddebostan Migros’un arka tarafından caddeye çıkıyoruz. Deniz artık bir an önce parka kavuşmak istiyor; ama vaad ettiğim Göztepe Parkı’na gitmek için geri dönüp yaklaşıp bir kilometre daha yürümek gerekiyor. Çocuğun sabrı tükeniyor, bir sürü park geçtik, niye oynamıyorum diye düşünüyor olmalı. Bense bir taraftan çocuk arabasını itip bir taraftan da mis gibi kokan çiçek açmış ağaçlar arasında işin keyfindeyim. Neyse, en sonunda hedefe varıyoruz:

Göztepe 60. Yıl Parkı:

Bu park hep güzeldi; ama kısa bir süre önce yeniden düzenlendi, çocuklar için keyifli oyun grupları eklendi. Son günlerin favori çocuk ve gezi mekanı oldu. İlk gidişimiz lale zamanıydı. Lale Festivali nedeniyle konser vardı ve her yer rengarenkti, laleler de çok güzeldi.

goztepe-parki1

Yeni düzenlemede en sevdiğim görüntülerden biri de aşağıdaki akvaryum.

goztepe-parki4

İkinci gidişimizde lale zamanı geçtiğinden yerlerine başka çiçekler ekilmişti, bu haliyle de çok güzel. İlki tatil günüydü ve aşırı kalabalıktı, salıncağa-kaydırağa binmek için çocuk trafiği vardı. Bu sefer ise hafta içi olduğundan daha sakin. Denizcim taa Fenerbahçe Parkı’ndan beri beklediği kaydıraklara kavuşunca defalarca kayıyor. Kuluçka salıncakta bile sıra beklemeden defalarca sallandı.

goztepe-parki5

Bir süre sonra sıkılınca göletin çevresinde bir tur atıyoruz. Martıların yapay gölette bağrış çağrış yıkanmalarını izliyoruz.

goztepe-parki2

goztepe-parki3

Sonra da Bağdat Caddesi’ne daha yakın olan, gemi şeklindeki kaydırakların oraya gidiyoruz.

goztepe-parki6

Deniz biraz da onun tadını çıkardıktan sonra, bize bugünlük üç park yeter diyerek parktan çıkıyoruz. Tekrar Migros’un oraya yürüyüp İskele Caddesi‘nde L’era Fresca‘da dondurma yiyerek eve dönüyoruz.

 

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir