Ana Sayfaya Dön /
Türkiye Sayfası /
Antakya
Adana
Mersin
Antakya’ya giderken aklımda birkaç meşhur yiyeceği ve mozaik müzesi vardı. Şehrin ortasından geçen Asi Nehri’nin üstündeki köprülerin birinden geçerek önce künefecileri gördük;
ama önce yemek yemek için “Sultan Sofrası”na gittik. Yöresel yemekler yapan, turistik, temiz ve tıklım tıklım bir restorandı. Üst katta (loca gibi) yer bulup oturduk; ama ne yiyeceğimizden emin değildik. Aşağıda yemek yiyenlerin tabaklarına bakarak birkaç şey sipariş verdik. Kaytaz Böreği, oruk (içli köfte), yaprak sarması vb. Yemekler çok güzeldi; ama aklımız künefedeydi. Daha önceden duyduğum içim Kral Künefe’ye gittik. Bir tane dondurmalı künefe söyledik eşimle beraber yeriz diye;
ama bir çatal alınca garsona dönüp "aynısından bir tane" daha dedim. İstanbul’da biz künefe yemiyormuşuz meğer. Günlerce gözümün önünden yediğim künefenin görüntüsü geçti. Künefeyi eve de götürmek isteyenler için hediyelik kuru künefe de yapıyorlar. Pişmiş künefeyi ve şerbetini ayrı paketliyorlar. Kutunun üzerinde nasıl yapılacağı da yazıyor. Şerbet kaynatılıp fırınlanan künefenin üstüne dökülüyor. Yapımı çok basit; ama orada yenen gibi olmuyor haliyle. Biraz daha yumuşak oluyor, çıtırlığı gidiyor, yine de çok lezzetli. Kral künefe, bu şekilde hazırladığı künefeyi kargoyla her yere gönderiyormuş. Tabi telefonlarını aldık, her an künefe krizine girebiliriz, hazırlıklı olmak lazım.
Antakya’nın meşhur biberli ekmeği varmış, daha önce yememiştim. Sürki denilen (baharatlı çökelek) ve biber salçasıyla yapılan bir tür lahmacun diyebiliriz sanırım. İç malzemesi evde hazırlanarak fırınlara götürülüp orada pişirilirmiş. İç malzemesini vermeden de yapan bir fırıncı bularak (Demirciler Çarşısı içinde) tadına bakmış olduk.
![]() |
![]() |
Ham cevizden yapılan ceviz tatlısı ve kireç kaymağında bekletilerek yapılan kabak tatlısını önceden biliyordum. Kabak tatlısını Kadıköy’deki “Çiya”, üzerine tahin ve çekilmiş ceviz dökerek servis ediyor. Antakya kabak tatlısını bu şekilde yemenizi tavsiye ederim. Mehmet Yaşin’in deyimiyle “damak çatlatan” birşey. Çiya’da kilosu 20 YTL., Antakya’da 6 YTL. Antakya mutfağıyla ilgilenenler yemekleri ve tarifleri bu adresten öğrenebilir. Antakya Rehberi
Demirciler Çarşısı’nda künefelik tel kadayıf yapan ustaları izleyerek çeşit çeşit yöresel peynirler, biber salçası, zeytin satan dükkanlara merakla bakarak sokaklarda kısa bir tur yapıp mozaik müzesine gittik.
Dünyanın en büyük mozaik müzesi Tunus’un başkentinde bulunan Bardo Mozaik Müzesi’dir. Orayı görmüştüm, gerçekten çok büyük ve çok güzel mozaikler vardı. İkincisi Temmuz 2005’de açılan Gaziantep’teki Zeugma Mozaik Müzesi (henüz göremedim) ve üçüncüsü ise Antakya’da Cumhuriyet Alanı’nda Asi Irmağı’nın kenarındadır. Müzede Roma ve Bizans dönemlerine ait ve Harbiye, Antakya, Atçana, Seleukeia, Pieria ve İskenderun’da bulunan mozaiklerin yanı sıra diğer tarihi buluntular da sergilenmektedir. Ayrıca kazılarda bulunan çok güzel korunmuş sütunlu bir lahit var.
![]() |
![]() |
Kayanın içine yapılan St.Pietro kilisesi, dinlenmek ve suyun akış sesleri arasında doğanın ortasında kalmak için Harbiye Şelaleleri de görülecek yerler arasında. Antakya şehir görüntüsü olarak beni biraz hayal kırıklığına uğratsa da mutlaka tekrar görmek isteğim yerler arasına girdi.
Not: İstanbul'a döndükten bir süre sonra Antakya'yı ve yemeklerini bilen arkadaşlarla sohbet ederken fark ettik ki canımız Antakya yemekleri çekiyor. Nasıl bulabiliriz diye düşünürken internette ANTAKYAKOLİK'le tanıştık. Yöresel yemekleri, kendi elleriyle yapıp ülkemizin her yerine kargoyla gönderen Antakyakolik'e bir sipariş verdik. Biberli ekmekten, künefeye, kabak tatlısından, biber salçasına, çeşitli baharatlara kadar pek çok farklı ürünü internet üzerinden satıyorlar. İstediklerimiz çok kısa bir süre içinde elimize geldi ve hepsi de öyle özenli hazırlanıp paketlenmişlerdi ki hayran kaldık. Hem görüntüleri iştah açıcı hem de tatları harikaydı. Selva Hanım'a bir kere daha teşekkür ederiz. (artık Antakya'da gidebilecek bir kapımız var!) Sizin de canınız Antakya yemekleri çekerse Antakyakolik'i denemenizi tavsiye ederim.
Yazı ve fotoğraflar: Derya Çölaşan
Gezi Tarihi: Ekim 2006
|
| Ana Sayfa | Türkiye |
Tunus |
Yunanistan |
İtalya |
Çek Cumhuriyeti |
Hırvatistan | Bosna-Hersek
Hollanda | Macaristan | Avusturya | İsviçre | İspanya |