Archive for the Category » BOSNA-HERSEK «

BOSNA-HERSEK YAZILARI

Uzun zamandır gitmek istiyorduk Hırvatistan ve Bosna-Hersek‘e. Nihayet yaz tatilinde bunu gerçekleştirebildik. Her iki ülke de vize istemiyor. Önce THY’den bilet araştırdık. Direk Zagreb‘e uçuş ve 10 gün sonra Saraybosna‘dan dönüş biletimizi aldık. Ortada sadece uçak bileti ve çok büyük bir heyecan vardı. Acaba hangi şehirlere gitmeliyiz, zamanımızı en verimli nasıl değerlendirebiliriz diye araştırmaya başladım. On günde ne kadar çok şehir görebiliriz, seçtiğimiz şehirlere kaç gün ayırmalıyız derken yaz tatiline denk gelmesi ve Dalmaçya kıyılarının Avrupa’nın tatil merkezi olmasından dolayı Zagreb’ten sonra Split ve Dubrovnik‘e gitmeyi düşündük. Zagreb’te bir gece kalmaya karar verip Hırvatistan Hava Yolları’nın sitesinden iç hat uçuşu [ ... ]

Mostar: Hüzünlü Ama Sevimli Şehir

Mostar deyince hep aklıma Mostar Köprüsü gelirdi. 1557’de Osmanlı Devleti tarafından yaptırılmış ve şehrin sembolü olmuştu, 1992’ye kadar. Sonra yabancı devletlerin kışkırtmasıyla halklar mozaiği olarak hep beraber yaşayan Sırplar, Boşnaklar ve Hırvatlar Avrupa’nın ortasında ve yaklaşık 4 sene boyunca (1992-95) savaşmışlardı. Önce Sırpların sonra da Hırvatların Bosna’ya saldırdığı, binlerce insanı öldürdüğü yıllarda yıkılmıştı köprü de, tüm şehir gibi… Bu savaş sırasında Bosna’da taş üstünde taş kalmamıştı. Unesco’nun önderliğinde ülkemizin de aralarında bulunduğu ülkelerin desteğiyle tekrar yapıldı ve 2004 yılında açıldı köprü. Yemyeşil ve buz gibi sularıyla akıp giden muhteşem Neretva’nın üzerinde… Köprü’nün ucundan suya uzaklık 25 metre ve insanlar yüzyılların geleneğini [ ... ]

Saraybosna Sokaklarında

Ne kadar da bizden bir şehir, insanlar, yüzler, yemekler ne kadar da tanıdık Saraybosna sokaklarında. Herkes Türkçe biliyor sanırsınız, oysa bambaşka bir dil konuşuyorlar. Boşnakça, Sırpça, Hırvatça konuşuluyor, hepsi de birbirine benziyor. Konuşmalara kulak kabartıyorum, hiç anlamadığım bir dil; ama aralarda tanıdık sözcükler geliyor kulağıma. “Selam, marhaba” diyorlar. “Haydi Allaha ısmarladık” diyorlar. Başçarşı’da gezerken sokak isimleri hep bizden, Kuyumcular, Bakırcılar, Çizmeciler vb. yazılışları farklı; ama bizim gibi okuyorlar. Çarşıda gezerken cevabi kokuları geliyor burnumuza (bizim İnegöl köftesi gibi). Çok güzel bir pidenin içine on tane köfteyi koyuyorlar, pidenin üstüne köftenin yağını gezdirip yanında soğanla servis ediyorlar. Çok lezzetli ve de çok [ ... ]