Dupnisa Mağarası

Sabah İğneada‘daki otelden ayrıldıktan sonra, önce Limanköy‘e ardından da Beğendik Köyü‘ne gittik. Beğendik dönüşü önce longoz ormanlarına gitmek istiyorduk; ama girişi kaçırınca ve kendimizi Demirköy’de bulunca önce Dupnisa Mağarası‘na gidelim dedik.

Demirköy’den başlayarak Yıldız Dağları’na doğru asfalt; ama virajlı ve bol ağaçlıklı yoldan tırmanmaya başladık. Manzara mükemmel, baktığımız her yer yemyeşil tepelerden oluşuyor. Balaban Köyü’ne kadar gayet güzel olan yol, birden bozuluyor. Sözde asfalt; ama o kadar çok çukurlu ki arabanın altını vurmadan ilerlemekte zorlanıyoruz. Sanırım Demirköy’den sonra 25 km kadar gittikten sonra Sarpdere Köyü‘ne vardık. Köyün camisinin yanından geçip sola dönünce (kahverengi Dupnisa Mağarası tabelası var), bu sefer yokuş aşağı 5 km kadar gidince hedefe ulaştık. 3 TL. giriş ücretini verip buz gibi suların aktığı küçük bir derenin kenarından, 60-70 metre kadar yürüyüp mağara girişine vardık.

dupnisa-magarasi1

dupnisa-magarasi2

dupnisa-magarasi3

İçeri girer girmez bi titreyip kendimize geldik zira mağara içi oldukça serin. Girişteki tabelaya göre bu bölümde, ortalama sıcaklık 10 derece imiş. Tabi yazlık kıyafetlerle 10 derecelik hava titretiyor; ama yürüdükçe ve hatta merdivenleri tırmandıkça sorun kalmıyor.

Mağara iki bölümden oluşuyor. İlk girdiğimiz yer sulu mağara denilen, sıcaklığı 10 derece olan ve içinden buz gibi suların aktığı, sarkıt ve dikitlerin de ıslak olduğu ilk bölüm. Yürüyüş yolu olarak yapılan alan boyunca yürüyüp ışıklandırılan bölümlerde sarkıt ve dikitlerin fotoğraflarını çekerek ilerliyoruz. Yeraltı sularının kireç taşlarını eritmesiyle oluşan bu mağaranın oluşum yaşı 3-4 milyon yıl imiş.

dupnisa-magarasi4

Karşımıza çıkan dik merdivenleri tırmanıyoruz. Vücut sıcaklığı artınca artık soğuk moğuk etki etmiyor zaten. Nefes nefese merdivenleri çıktıktan sonra mağarasının ikinci bölümü olan kuru mağaraya varıyoruz. İki bölüm arasında 30 metrelik bir yükseklik var ve bu dik merdivenlerle birleşiyor.

dupnisa-magarasi5

Kuru mağara, adı üstünde kuru. Buradaki sıcaklık daha yüksek (17 derece); bu durum bizim tırmanarak vücut sıcaklığımızın artmasından değilmiş. Mağaranın kendi sıcaklığı yüksekmiş. Bu bölümdeki sarkıt ve dikitler çok daha güzel görünüyordu.

dupnisa-magarasi

İçeride yarasalar uçuşuyordu. Acaba yarasalar bu mağarada ne yiyor diye düşündüm. Besin (kemirgenler falan) bulabiliyorlar ki burada duruyorlar. Yolu takip edip yer yer merdivenlerden çıkarak mağara sonuna doğru ilerlerken karanlık bir bölümde vıcır vıcır sesler duydum. Yarasalar herhalde diye düşünüp fotoğraf makinesiyle yaklaştırıp karanlığa doğru flashlı bir çekim yaptım ki bir de ne göreyim. Mağaranın duvarında üst üste, dip dibe yüzlerce yarasa yapışık duruyor. Bu kadar çok yarasayı ve bu durumda hiç görmemiştim.

dupnisa-magarasi8

dupnisa-magarasi7

Yolu devam edince mağaranın üst çıkışına vardık. Çıktığımız yer, dağların arasında, yemyeşil bir alandı. Herkes gibi biraz dışarıda oturup dinlendikten sonra aynı yoldan geri döndük. Bir sonraki durak: Taşmekan Restaurant.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.
4 Responses
  1. TC elif says:

    güzel çokk güzelde bunun yazarı kim?? 😀

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir