Endülüs’te Yeme-İçme Kültürü

Endülüs’te Yeme-İçme Kültürü:

Endülüs Bölgesi’nde -hatta kuzeyde de- pek çok restoran ya da bara gittiğinizde yemeklerin bireysel olmadığını paylaşıma dayalı olduğunu görürsünüz. Restoran/barlarda karşınıza çıkacak durumlardan kısaca bahsedeyim.

Tapas nedir?

Restorandaki yemeklerden istenilenlerin küçük porsiyonlar halinde servis edilmesine ‘tapas’ deniliyor, yani bizdeki mezeler gibi düşünebilirsiniz. Bu konuda oldukça hoş bir gelenek de var. Bir restoran/bara gittiğinizde bir içecek sipariş edince yanında ücretsiz bir tapa da gelir pek çok yerde. Güney bölgesinde bu tapalar daha çok lezzetli bir tabak dolusu zeytin olabilir, cips tarzı kıtır bir şeyler, kuru yemiş vb. olabilir. Cordoba’da elime geçen bir tanıtım broşürüne göre, birkaç yüzyıl önce, etrafta uçuşan sinekler yüzünden içecek bardaklarının üzerini bir kapakla kapatma (kapak=tapa) ile başlayan ‘tapa’ olayı günümüzde sineklerin rahatsızlığı olmasa da bir gelenek olarak yiyecek dolu tabaklarla devam ediyor. Bu konuda başka bir efsaneyi de yazının sonunda bulabilirsin.

Porsiyon konusuna geri dönecek olursak, ‘Medias’ yarım porsiyon; ‘Raciones’ ise tam porsiyon demektir. Farklı tatları denemek isteyenler için ‘tapas’ çok iyi. Ama tadını bildiğiniz ve sevdiğiniz yemekleri daha büyük porsiyonlarda söyleyip masadaki dostlarınızla paylaşabilirsiniz; çünkü İspanya’da yemek kültürü paylaşıma dayalı. Ayrıca tapas porsiyonları bile hiç de küçük değil. Restoranlara göre değişmekle birlikte ortalama tapas fiyatları 2-3 € civarında.

Yaz sıcağında bira içmek isterseniz, pek çok yerde ‘caña’ (kanya okunuyor) yazısını görebilirsiniz. Bu 200 ml.’lik su bardağı boyutudur. Pek çok yerde 0,40 – 1 € arasında satılır. 330 ml. için ‘tubo’ ve 500 ml. için de ‘Jarra’  (Harra okunuyor) deniliyor.

size

Yemek saatleri: Turistlik yerlerde yemek saatlerini turistlere göre ayarlasalar da geleneksel olarak öğlen yemeği 14:00 gibi; akşam yemeği ise 21:00’den önce yenmiyor İspanyollar için. Gece hayatı ise 24:00’den önce başlamıyor, gece yarısından önce pek çok yer boş oluyor.

Siesta: İspanya’nın özellikle güney bölgesinde yaz zamanı yüksek sıcaklıklardan ötürü öğlen sıcağı İspanyollar dinlenmeye çekiliyor, bu öğle dinlenmesine ‘siesta‘deniliyor. Pek çok dükkan 10:00-14:00 arası çalışıp siesta için kapanıyor ve 17:00’den sonra açılıyor. Zaten hava da geç kararıyor.

  • İspanya gezisi sonrası gittiğim Bodrum’da bir İspanyol restoranı (La Pasión) gördük ve tapalarını denedik (başka bir yazının konusu olsun). Bu restoranın broşüründe ise tapa konusunda şöyle bir bilgi var:

“Efsaneye göre, tapas geleneği İspanya’da 13.yy.’da Kral 10. Alfonso hükümdarlığı sırasında başlamıştır. Kral hastalandığında şarap onun acılarını geçirsin diye tedavi amaçlı reçete edilmişti. Alkolün yan etkilerini hafifletmek için “küçük bir ısırık” yiyecek de şarap kadehini örtsün diye servis yapılırdı (Tapas anlam olarak kapak manasını taşır). O dönemde ülkede alkol tüketimi yaygındı. Kralın iyileşmesi ile Kral 10. Alfonso bir yasa çıkardı. Yasaya göre tüm kıtada her alkollü içeceğin yanında ikram olarak tapas servis edilir ve ‘kim bu yasağa uymazsa işte o bizden değildir’ denilirdi.”

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir