İstanbul'dan uçakla Trabzon'a gittik. Oradan Gümüşhane’ye gidecektik. Otogarda dolaşırken 17
kişilik midibüsleri gördük, 20 dakika sonra kalkıyor, biletinizi alın dediler. Biletimizi aldık, numaralı(!)
koltuğumuza oturduk. Araca binince ağzımız açık kaldı. Klimalı, TV’li, yolcu yastıklı, tertemiz araçta,
çay/kahve makinesi ve muavin vardı. 2 saatlik yol boyunca sıcak-soğuk içeceklerimizi yudumlayarak vaktin nasıl geçtiğini
anlamadan vardık Gümüşhane’ye. Ve canım Türkiye’m dedik, işte hizmet budur. Ve bu yolculuk için sadece 6 YTL ödedik (Gümüşvadi Turizm).
Gümüşhane'ye Trabzon'dan gelirken meşhur Zigana geçidinden geçilerek ulaşılıyor. Gümüşhane iki dağ arasına kurulu küçük bir ilimiz.
Uzun bir ana caddesi var, çarşının da içinde olduğu. Bu çarşıda dut pekmezinden yapılma kömbe, cevizli sucuk vb. satan tertemiz, çok güzel dükkanlar var.
Şehir, küçük bir kasaba havasında. Yeni açılan bir kent ormanı varmış. Kupkuru dağlara bakınca, civarda orman olabilecek hiç birşey yok gibi görünüyor.
Yine de arabayla dağa tırmanmaya başlıyoruz. Hala karşımıza bir orman çıkacağından şüpheliyim. Uzun bir süre kıvrıla kıvrıla çıktıktan sonra hiç beklemediğim bir şekilde ağaçlarla karşılaşmaya başladık.
Ve sonra "Kent Ormanı"na vardık. Belediye bu bölgede düzenleme yaparak suni havuzu, manzara izleme kuleleriyle çok güzel bir doğal ortam oluşturmuş. Ailece piknik yapılan, dinlenilen, orman havası alınan bir yer olmuş.
![]() |
![]() |
Gümüşhane çevresinde bence görülmesi gereken iki önemli yer daha var. Birisi "Karaca Mağarası". Trabzon yolu üzerinde, Gümüşhane'ye 22 km. uzaklıkta Torul ilçesi'nde "Karaca Mağarası" tabelasından sağa dönülüyor ve uzun bir süre virajlı yolda kıvrıla kıvrıla gidiliyor (Yaklaşık 1550 m.). Tesadüfen bir çoban tarafından keşfedilen mağaranın astım hastalığına iyi geldiği söyleniyor. Doğal oluşum sarkıt ve dikitleriyle mükemmel bir manzara sunuyor. İçerde fotoğraf çekmek yasak olduğu için fotoğraflarına internetten bakılabilir. Karaca Mağarası. İçerisi çok güzel ışıklandırılmış. Gezmek için köprüler yapılmış ve oldukça serin.
Görülmesi gereken ikinci yer de Tomara Şelalesi'dir. Gümüşhane'ye yaklaşık 2 saatlik uzaklıktaki Şiran ilçesine bağlı bu şelale, bildiğimiz şelaleler gibi bir yükseklikten akmak yerine dağların arasından boşluk bulup fırlamış su görüntüsü veriyor. Buz gibi akan berrak suların köpük köpük aktığı şelale çevresinde yürümek, piknik yapmak serbest. Hatta ayaklarınıza da suya sokabilirsiniz.
![]() |
![]() |
![]() |
Gümüşhane'den uçağa binmek için Trabzon'a dönüş yolunda Hamsiköy var. Sütlacı meşhurmuş. Sütlaç sevmediğim için yemedim; ama üzerine bolca koydukları kavrulmuş Karadeniz fındığı mükemmeldi. Aşağıdaki mükemmel manzara da Hamsiköy'e ait...
![]() |
Yazı ve fotoğraflar: Derya Çölaşan
Gezi Tarihi: Ağustos 2006
|
| Ana Sayfa | Türkiye |
Tunus |
Yunanistan |
İtalya |
Çek Cumhuriyeti |
Hırvatistan | Bosna-Hersek
Hollanda | Macaristan | Avusturya | İsviçre | İspanya |