Güzel Atlar Ülkesi: Kapadokya

Kapadokya… İki yanardağ arasında kalmış bir düzlükte doğanın akıl almaz güzellikteki taşlarının görsel şöleni… Kaçışlar, mağaraların içine girilen, yerin yedi kat altına saklanan yaşamlar… Katpadukya yani güzel atlar ülkesi yani Göreme, Ürgüp, Avanos ve Nevşehir etrafında bir rüya…

İki defa gittik, ikisi de sonbahardı. Ağaçların turuncuya dönen yapraklarıyla mağara evlerin arasında yürüyerek kayalara tırmanarak doğanın güzelliklerini izledik.

Göreme

Otobüsle geçerken, yürürken taşların oluşturduğu şekilleri bir şeylere benzetmeye çalışırsınız ister istemez… Benzetildikleriyle anılır sonra. Dervent Vadisi’ndeki sevimli deve, Ürgüp’teki “Ana-baba-çocuk” veya “Üç güzeller” gibi… 

Melendiz Çayı’nın ikiye böldüğü Ihlara Vadisi’nde çay kenarında yürümek, buz gibi suya elini sokmak, sonbaharın hüznünü vadinin içinde hissetmek için yüzlerce basamağı görmüyor gözümüz. Ağaçların altında yürüyerek ilk Hıristiyanlık dönemine ait kaya kiliselerine bakıyoruz. Ağaçaltı, Sümbüllü, Yılanlı, Kokar Kiliseleri bunlardan bazıları.. Fresklerin çoğu tahrip olmuş, mağaraların içi kötü kokuyor; ama vadi yine de çok güzel…

ihlara

Göreme Açık Hava Müzesi, Unesco Dünya Miras Listesi’nde yer alan bir varlığımız. Bu alanda 400’ün üstünde kilise olduğu söyleniyor. Elmalı Kilise, St. Barbara Şapeli, Yılanlı Kilise, Tokalı Kilise, Sandal Kilisesi, Karanlık Kilise bunlardan bazıları. Kiliselerde Hz. İsa’nın hayatı ve İncil’den bölümler fresklerle anlatılıyor. Özellikle Karanlık Kilise, ayrıca ücret ödenerek girilen çok güzel ve iyi korunmuş fresklerin olduğu bir kilise.

Göreme

Uçhisar merkezde bölgenin en yüksek kayasının -Uçhisar Kalesi- üzerine çıkıldığında, çok geniş bir vadi ayaklarınızın altında kalırken karşıda Erciyes Dağı da görünür ki bu manzara mükemmeldir.

Uçhisar Kalesi

Derinkuyu ve Kaymaklı’da kat kat indikçe şaşırtan, “buralarda nasıl yaşamışlar” sorusunu sorduran, yer yer daracık yollarından geçilirken eğilip bükülünen yeraltı şehirleri bulunuyor.

Avanos, ustaların turistlere şovlar yaptıkları, gruptan birini de denemeye davet ettikleri ve her defasında bir türlü şekle girmeyen, sürekli eğilip bükülen çamurun yine usta tarafından bir kaseye, vazoya dönüştürülerek deneyene hediye edildiği, küçücük kaplarda şarap/elma çayı ikram edilen, çanak-çömlek atölyeleriyle dolu. Kızılırmak kenarındaki Avanos’ta ayrıca halıcılık da yaygın olarak yapılıyor. Halı atölyelerinde de uçan halılar, ipek halılar vb. bölgenin ürünü olan halıların tanıtıldığı süper halı şovlar yapıyorlar.

Kapadokya, bir kere gitmekle doyamayacağınız güzellikler sunmaya devam ediyor…

Yazı ve fotoğraflar: Derya Çölaşan

Gezi Tarihi: Ekim 1998 ve Kasım 2006

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.
3 Responses
  1. Murat Girgin says:

    Merhaba,

    Yazınızı beğendim. Elinize sağlık, bu da bizden olsun.

    Rota 2013: Kapadokya

    3 günde 1800 km yol gittiğimiz seyrü seferin dumanı üstünde gezi yazıları yayında…
    5 bölümden oluşan diziyi kaçırmayın!

    http://www.gezijurnal.com/

    Bizi takip edin;
    http://www.facebook.com/gezijurnal
    http://www.twitter.com/gezijurnal

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir