Karlovy Vary: Kaplıcalar Şehri

Prag‘ın yaklaşık 125 km. batısında yer alan Karlovy Vary, şifalı termal sularıyla meşhur bir şehir. Prag’tan günübirlik turlar düzenleniyor ve bira yapımında kullanılan şerbetçiotu ekilmiş tarlalardan geçerek yol yaklaşık 2 saat sürüyor.

Şehrin ortasından geçen ve “sıcak” anlamına gelen Tepla Nehri‘nin iki kenarındaki, yetenekli bir çocuk tarafından çizilmiş ve kuru boyayla boyanmış izlenimi veren sıra sıra rengarenk evleri, tertemiz havası ve kaplıcalarıyla Prag’a kadar gitmişken görülmesi gereken bir yer bence. Bir sene arayla iki defa gördüm bu güzel şehri. Havanın kapalı ve hafif yağmurlu olduğu bir nisan günü ve sıcacık bir temmuz günü… Pencerelerinden çiçekler sarktığı ve her yerin yemyeşil olduğu temmuzda çok daha sevimli geldi bana.

Karlovy Vary Sokakları

Karlovy Vary Sokakları

k_vary2

k_vary3

k_vary4

Şehrin girişinde Atatürk’ün 1918 yılında kaldığı Carlsbad Plaza var. (Şehre Carlsbad da deniyor. Karl’ın banyosu anlamında) Otelin girişinde Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Kemal Atatürk burada kalmıştır yazan bir levha da var.

Carlsbad Plaza

Carlsbad Plaza

Carlsbad Plaza

Carlsbad Plaza

Bu otelde kalan Atatürk, aşağıdaki fotoğrafta görülen otelin hemen karşısındaki Grand Pupp’a kahvesini içmeye gidermiş. O zamanlar nasıl yapıyorlardı bilmiyorum; ama bizim içtiğimiz Türk kahvesi gerçekten çok kötüydü.

Grand Pupp

Grand Pupp

k_vary13

Şehirde Colonnade denilen ve sularından içme imkanı bulunan 12 kaynak suyu var. Üçü büyük onlarca da tedavi merkezi… Fotoğrafta görülen dantel gibi kenarları olan Market Colonnade.

Market Colonnade

Market Colonnade

Market Colonnade

Market Colonnade

Bu termallerin içinde en çok ziyaretçi çekeni, suyun sıcaklığının 73,6 derece olduğu Hot Spring Colonnade. Üçüncüsü ise Mill Spring Colonnade. Bu sular, porselenden yapılma ucu çaydanlığa benzeyen değişik bir fincanla içiliyor. Tabi bir kere içmekle bir tedavi olmuyor; ama yine de tüm turistlerin ellerinde o fincanlarla su içmeleri gelenek gibi olmuş. Tadının kötü olduğunu duyduğum için ben denememiştim. Bu sular kemik hastalıkları, bel fıtığı, kireçlenme, solunum enfeksiyonları, mide hastalıkları gibi hastalıklara iyi geliyormuş. Kaynak sularının içindeki temel bileşenler benzer; fakat ısıları ve karbondioksit miktarları farklı olduğundan etkileri de farklı oluyormuş.

k_vary10

Becherovka Müze

Çeklerin meşhur likörü Becherovka, 1807 yılında ilk bu şehirde bir doktor tarafından yapılmış. Birçok farklı baharat ve şifalı bitkiyi karıştırıp ağrıları dindirmek için ilaç yapmaya çalışan doktor, karışıma alkol ekleyince tadının çok güzel olduğunu görmüş. Ve sonrası tarçınımsı/karanfilimsi bir aroması olan bu muhteşem likör ortaya çıkmış. Şişeleyip satmaya başlamış ve o gün bugündür ülkede sevilen bir içki. Alkol oranı %38. Fazla yemek yenildiğinde bir shut içince hazmı da kolaylaştırıyormuş. Becherovka’nın ilk defa yapıldığı bu bina, şimdi müze olarak kullanılıyor. 50 ml.lik şişelerden litreliklere kadar pek çok boy, değişik likör bardakları vb. alınabilir. Şehrin otobüs garajı yönünde de bu hediyeliklerin satıldığı bir mini müze var.

Şehirde köprülerden birinin kenarında da kocaman bir Becherovka şişesi var. İkinci defa gittiğimde fotoğraftaki şişenin bir bölümü açılmıştı ve içinde de mini bir satış tezgahı vardı. Karlovy Vary hem kaplıcalar şehri hem de Becherovka…

Yazı ve fotoğraflar: Derya Çölaşan
Gezi Tarihi: Nisan 2006-Temmuz 2007

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir