Karpaz Milli Parkı

gezginkonuk

Kıbrıs’ı nasıl bilirsiniz? Kıbrıs deyince aklınıza ilk gelenler neler? Beş yıldızlı oteller ve gasinolar dışında Kıbrıs’ı tanımak isterseniz, okuyucularımdan Simge Engelkıran, Kıbrıs’ın az bilinen bir bölgesi hakkında keyifli bir yazı yazdı.

Doğa ile baş başa kalmayı seven, aynı zamanda bol bol fotoğraf çekmeyi tatil için öncelik belirleyenlerdenseniz hadi plan yapmaya başlayın. Karpaz’a toplu taşıma ile gitmenin tek yolu turizm şirketlerinin yapmış olduğu günü birlik turlardır; fakat gezgin ruhunuz kalabalık meraklı turistlerle birlikte yolculuk etmek yerine, yalnız keşfetmeyi tercih ediyor ise, o zaman araba kiralamanızı ya da taksiyle gitmenizi öneririm. Lefkoşa’dan Kıbrıs’ın en kuzeydoğu ucuna yani Dipkarpaz’a gitmek yaklaşık 3,5-4 saat sürer; fakat görecekleriniz için gerçekten zahmete değecek bir yolculuk olacaktır. Yol boyunca ıssız ve Kıbrıs’a özgü maki yani bodur ağaç olarak adlandırılan değişik bitki örtüsünün olduğu yollardan geçip yavaş yavaş varış noktasında oluyorsunuz.

Dipkarpaz yolu

Bu yolculukta karşınıza çıkacak en güzel noktalardan biri ise, Kıbrıs’ın en güzel sahili olan Altın Sahil’dir. Buradaki berrak suda yüzebilir incecik kumlarda güneşlenebilirsiniz. Ayrıca gün batımında yakalayacağınız harika fotoğraflar ise bir ömür portfolyonuzun en özel köşesinde saklayabilecek değerde olacaklardır. Burası park dönüşü konaklamak isteyen veya nefis deniz ürünü yemeklerinden tatmak isteyenler için çok güzel bir fırsat.

Aynı zamanda burada gece de kalmak isteyenler için üç farklı işletme var. Bu işletmelerden ister kamp yapmak için yer kiralarsınız, isterseniz de tahtadan yapılmış içerisinde duşu da olan küçük odalardan kiralarsınız. Belirtmem gereken bir husus var ki odalarda elektrik yok, geceleri jenarator ile belirli saatlerde elektrik veriliyor. Bunun nedeni bu bölgenin doğasının bozulmaması için koruma altında olmasıdır.

Altın Sahil

Biz “Teko’nun Yeri” adlı işletmede kaldık. Aşağıdaki fotoğraf, işletmenin uzaktan görünüşü…

Teko’nun Yeri

Burası ise işletmeye ait Altın Sahil Plajı’na çıkan patika. Eğer kalmayacaksanız bile denize giriş ücretsiz…

Altın Plaj Sahili

Altın Plaj Sahili

Altın Sahil’den geçtikten sonra, arabayla kocaman bir kapıdan giriş yapıyorsunuz. Bu kapı sizin resmi olarak parka adım attığınızı gösteriyor ve Kıbrıs’ın sembolü haline gelmiş birçok eşek ile karşılaşmanız başlıyor. Hiç beklenmedik anda karşınıza çıkan o meşhur Karpaz eşekleri bir anda araba kuyrukları oluşmasına ve insanların adeta yarış halinde fotoğraf makinelerinin belleklerini anı fotoğrafları ile doldurmalarına neden olabilir. Araba ile durmak veya arabadan inip onlara yaklaşmak hiçbir tehlike arz etmiyor.  Burası parkın girişi. Giriş için herhangi bir ücret talep edilmiyor.

Dipkarpaz girişi

Dipkarpaz girişi

Karpaz eşeği

Karpaz eşeği

7

Bu deneyimi de yaşadıktan sonra karşınıza ilk çıkacak olan yapıtın ismi ”Apostolos Andreas Manastırı’dır”. Ve bu manastır hala savaş sonrası güneye göç etmeyip kalan Rumlar tarafından ziyaret edilir ve Rum papaz görev yapmaktadır. Bu manastırın hikayesi ise söyle; yönünü kaybetmiş ve susuzluktan hasta olmuş bir yolcu gemisinin Aziz Andreas tarafından bu buruna yönlendirilmesi ve karaya demir attıkları an tatlı su bulmanın imkansız olmasına rağmen Aziz’in değneğini değdirdiği yerden su fışkırması ile gemideki tüm yolcuların suyu içtikten sonra tüm hastalıklarının iyileşmesi ve kör olan bir vatandaşın ise gözlerinin yeniden görmeye başlaması buranın daha sonraki yıllarda manastır olarak inşa edilmesine ve oradaki suyun ise kutsal sayılmasına sebep olmuştur. Günümüzde ise bu su için hem güneyden hem de diğer ülkelerden duyup inananlar ya da denemek isteyenler alıp iyileşmesini istedikleri yerlerine sürüyor ve içiyorlar. Aynı zamanada manastırda ise dua edip dilek dileyebiliyorlar.

Manastırın uzaktan görünüşü. Çevresinde çok küçük hediyelik eşya satan tezgahlar var.

Apostolos Andreas Manastırı

Apostolos Andreas Manastırı

Apostolos Andreas Manastırı

Apostolos Andreas Manastırı

Apostolos Andreas Manastırı

Apostolos Andreas Manastırı

11

Ve buradaki ziyaretiniz de bittikten sonra, Zafer Burnu’na yani Kıbrıs’ın en ucuna kadar gidip çevrenize bakabilir yine doğa güzelliklerinin fotoğraflarını çekebilirsiniz.

12

Umarım bir gün buraya yolunuz düşer ve bu güzellikleri deneyimleme şansına sahip olursunuz.

Ayrıca daha fazla detay ve soru sormak isterseniz de bana ”simge.en@hotmail.com” adresimden e-mail gönderebilirsiniz.

 

Bu güzel yazı ve fotoğraflar için Simge Engelkıran’a teşekkür ediyorum. Siz de blogumda gezdiğiniz-gördüğünüz yerleri yazmak isterseniz buraya bakabilirsiniz.

 

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.
2 Responses
  1. Figen says:

    Kibris’in incisi Karpaz’imiz…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir