Luzern: Dağlarla ve Gölle Çevrili Tarihi Şehir

Basel üzerinden Luzern’e trenle gitmek 70 dakika sürüyor. Luzern, İsviçre’nin ortasında, hem tarihi hem de coğrafi olarak… Diğer şehirlerin aksine Luzern’de turizm danışma bürosu istasyonun içinde değildi, yerini bilmediğimiz için de haritamızı alamadan istasyondan çıktık. Neyse ki istasyon şehir merkezindeydi. Yoldan karşıya geçince göl kenarında olduğumuzu ve 5 dakika içinde kalkacak bir vapur olduğunu gördük. Luzern Gölü üzerinde uzun bir yolculuk yapan vapura hemen atladık, Swiss Pass sağolsun -verdiğimiz paraya değdi- nasılsa bir gezi vapuru, biraz ilerde ineriz diye düşündük. Vapur tarifesine göre, indiğimiz yerden 5 dakika sonra kalkan başka bir vapur bizi tekrar şehir merkezine getirecek.

30 Eylül 2008… Hava güzel; ama bugün güneş bulutların arkasında… 1915’ten beri çalışan ve alt katında mini bir müzesi bulunan vapurun güvertesinde sert bir rüzgar olsa da çevreyi seyretmek güzel geliyor. Gölün üzerinde süzülürken, şehrin çevresini saran dağlar, karşı kıyıdaki sıra sıra tarihi evler hem doğal hem insan eli değmiş bir güzellik sunuyor. Vapurdaki güzel geziyi fazla uzatmadan ikinci durakta inip başka bir vapurla şehri gezmek için geri dönüyoruz.

luzern1

Luzern’de Vapurdan Görüntü

Luzern'de Vapurdan Görüntü

Luzern’de Vapurdan Görüntü

Turizm danışmanın nerede olduğunu hala bilmiyorum ve haritasız bir hiç olduğumu düşünüyorum. Rastgele sokakları gezmek de güzel; ama sadece akşama kadar bu şehirde olduğumuzdan atladığım bir yer kalmasın istiyorum. Elimdeki kitap Luzern’e birkaç sayfa ayırmış, en azından ilk gideceğimiz yeri biliyoruz. İstasyona sırtımızı dönüp karşıya bakınca şehir gözlerimizin önünde. Gölün sol tarafında kalan Reuss Nehri‘nin üstündeki çapraz şekilde iki kıyıyı birleştiren üstü çatılı ahşap köprü (Kapellbrücke-Şapel Köprüsü) kırmızı çiçeklerle bezeli. İki kıyıyı birleştirmekle birlikte şehrin görüntüsüne çok güzel bir katkısı olmuş bu köprünün. Üstelik oldukça da eski, 14. yy.da şehrin korunmasının bir parçası olarak yapılmış. Adını da yakındaki St.Peter Şapel’inden almış. Hemen yanında da 34 metre yüksekliğinde sekizgen planlı bir su kulesi var. O da aynı şekilde şehir duvarlarının bir parçası ve tarih boyunca hazine, arşiv, hapishane ve işkence odası olarak kullanılmış. Luzern deyince bütün fotoğraflarda buranın görüntüsü var. Nehrin içinde kuğular yüzüyor, kafalarını suya sokup çıkarıyorlar.

luzern3

Kapellbrücke-Şapel Köprüsü

luzern4

Kapellbrücke-Şapel Köprüsü ve şehir

Ahşap köprü yerine önce Seebrücke köprüsü üzerinden geçip karşı kıyıda dolaşmaya başlıyoruz. Sahil boyunca biraz yürüyüp sonra ara sokaklarda dolaşa dolaşa gezerken karşımıza çok güzel evler, -yine çiçeklerle süslü- sokaklar çıkıyor. Löwenplatz‘ı geçince mermere oyulmuş aslan heykelini görmek için Löwenstrasse boyunca yürüyoruz. Aslan heykeli, Tuileries’te ölen İsviçre kahramanları anısına, ölümcül bir mızrak yarası almış aslan çiziminden 1821 yılında doğal kayaya oyularak yapılmış. Amerikalı yazar Mark Twain, bu heykeli dünyanın en etkileyici ve üzgün heykeli olarak tanımlamış.

Aslan Heykeli

Aslan Heykeli

Buz Bahçesi'ndeki Müze

Buz Bahçesi’ndeki Müze

Aslan heykeline bakmak için geldiğimiz meydanda dururken karşıda bir müze görüyorum. Gişeye sorunca Swiss Pass ile ücretsiz girildiğini öğreniyorum. Biletimizi ve numaralandırılarak sırayla gezilecek yerleri gösteren bir broşür veriyorlar. Tesadüfen girdiğimiz bu müze “Buz Bahçesi“ymiş (Gletschergarten). 20 milyon yıl öncesine ait (buz çağı) kaya parçaları ve fosiller üstü brandayla kapatılarak korumaya alınmış ve sergileniyordu. Burası 1872’de keşfedilmiş ve o zamandan beri milyonlarca ziyaretçisi var. Hemen arkasında ahşap bir bina vardı. Burada Luzern ve Orta İsviçre’nin birçok tarihi hazinesi odalarda sergileniyordu, daha doğrusu yaşatılıyordu. Evi gezmesi çok keyifliydi. Avluya çıkınca eğlenceli aynalar karşımıza çıktı. En güzeli, kenarında durunca iki kişiymiş gibi gösteren aynaydı. Bu aynayla iki başlı ve yerçekimine meydan okur görüntüde fotoğraf kareleri yakalamak mümkün. O anda farkında değildik; ama “Hall of Mirrors” aynalar salonunda Elhamra stilinde 90 ayna olduğunu sonradan öğrendik. Biz sadece bahçedekileri görmüştük, ayrıntılı bilgi için müzenin web sayfasına bakmanızı öneririm (www.gletschergarten.ch)

Müzeyi gezdikten sonra gelirken gördüğümüz çiçekli ahşap köprünün olduğu tarafa gidiyoruz. Büyük ihtimal orası Old Town. Nehir boyunca yürürken yaşayan bir şehirle karşılaşıyoruz. Aslında başkent Bern’e göre -belki de iş günü olmasından dolayı- daha kalabalık görünüyor gözüme. Diğer köprüye kadar gidip içeri sapınca birkaç küçük meydan geçiyoruz.

Weinmarkt'ta Freskli Binalar

Weinmarkt’ta Freskli Binalar

Rathaus-Belediye Binası

Rathaus-Belediye Binası

Nehrin sağ kıyısında ara sokaklarda dolaşıyoruz. Üzerinde freskler olan tarihi binalar (Weinmarkt-Şarap Pazarı), saat kulesi, eski evler arasındaki alışveriş caddeleri ve tüm bunların arkasında şehrin bu bölümünü saran surlar uzanıyor (Musegg Wall). Surların arasında 7-8 tane ufak kule var. Bunlardan üç tanesi halka açık. Surlar biraz tepede kalsa ve dolaşmaktan yorulsak da görmeden gelmeyi göze alamadığımdan eşim aşağıda beklerken tırmanmaya başlıyorum. Kulelerden birinin (Zyt Tower) en tepesine kadar çıkıyorum, burada dünyanın en eski şehir saati var (1535) ve her saat başı dünyadaki tüm şehir saatlerinden bir dakika önce çalıyor. Kuleden şehre bakınca, vapurdan indiğimiz yere kadar çok geniş bir alanı 360 derece görmek güzel. Surların ön tarafı şehre bakarken hemen arkası tamamen yeşil alanlar… inekler otluyor çevrede. Hoş bir tezat, 5-10 dakika yürüme mesafesinde canlı bir şehir yaşamı var.

Luzern'de Evler

Luzern’de Evler

luzern10

Saat Kulesinden Görüntü

luzern11

Saat Kulesinden Görüntü

Saat Kulesinden Görüntü

Saat Kulesinden Görüntü

Bir sonraki gün, Zürih yolculuğumuz var.

Yazı ve fotoğraflar: Derya Çölaşan

Gezi Tarihi: 30 Eylül 2008

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir