Malta’da Ulaşım

27 Temmuz-3 Ağustos 2017 arasında yaptığımız Malta gezisi yazılarıma ilk önce ulaşım konusunda bilgi vererek başlamak istiyorum.

İstanbul’dan kalkan THY uçağı ile 2,5 saatlik uçuşun ardından Malta Luqa Havaalanı’na indiğimizde yerel saat 10.30’u gösteriyordu. Telefonlar yerel saati gösterse de kol saatimizi bir saat geri aldık ve Malta’daki gezimize başladık. Bir haftalık ihtiyaçlarımızı, sırt çantalarımıza tam anlamıyla tıktığımız için bagajımız yoktu. Doğruca pasaport kontrolüne gittik. Geçerli Schengen vizemizle pasaport kontrolünden (sadece dönüş için olan e-biletimizi telefondan gösterip) hızlıca geçtik. Yine Havaalanı içinde yer alan turist ofisinden de haritalar, broşürler vb. ne varsa alıp binadan çıkıyoruz. Yolun karşısındaki otobüs durağından kalkacak olan X2 hattına bineceğiz.


Malta’da Otobüse Bin(ebil)mek!

Malta’da toplu ulaşımda en sık kullanılan araç; otobüsler. Sonra da bir adalar ülkesi olmasından ötürü tabi ki feribotlar. Metro, tramvay gibi ulaşım araçları yok zaten. Biz havaalanı transferleri dahil her yere otobüsle gittik. Otobüs işletmesinin adı: Malta Public Transport. Otobüs ağı oldukça iyi; istediğiniz hemen hemen her yere otobüsle gidebilirsiniz. Bu işletmenin özellikle turistlere hitap eden güzel uygulamaları var.

Tallinja Explore kart: Bu kart, web sitelerinde belirtilen yerlerden (Luqa Havaalanı içinde de var) 21 €’ya alınıyor (Kredi kartı ya da nakit olabilir; çocuklar için 15 €). Paylaşımlı bir kart değil. Bir tane alalım ailecek kullanalım yok, herkesin ayrı kartı olmak zorunda. Hem Malta hem de Gozo’da yedi gün geçerli olan kart, sınırsız otobüse biniş imkanı sağlıyor. Biz bu kartı tercih ettik. Daha havaalanındayken aldığımız bu kartı, şehre gitmek için kullandığımız X2’de bastıktan yedi gün sonra, tekrar havaalanına dönerken kullandığımız X4’te son kez basmamız arasında yüz bin defa kullanmış olabiliriz:-))

Tallinja ExplorePlus kart: Bu da bir önceki kartın özelliklerine ek olarak, Valetta’da 2 defa feribota biniş, Comino adasına ise bir kere tekneyle gidiş-dönüş hakkı veriyor. Ayrıca, Türkçe yok ama pek çok dilde sesli rehberi de olan Sightseeing otobüsünde de bir gün içinde sınırsız indi bindili olarak da kullanılabiliyor. Fiyatı ise, 39 €.

Bir de, bir tane alıp (paylaşımlı kullanılabilir) toplamda 12 defa kullanma hakkı veren (12 Journey Card) kart var. 2-3 günlüğüne Malta’daysanız veya otobüslere en çok 12 kere binerim/bineriz diye düşünüyorsanız uygun olabilir. Ücreti 15 €. Yani kartsız 12 defa otobüse binseniz 24 € vermeniz gerekirken bu kartı alırsanız aynı sayıda yolculuk için baştan 15 € vermiş olursunuz.

Yok ben kart falan almam, otobüse de belki bir-iki kere binerim derseniz de, her ne kadar dışarda kuyruk olmasına neden olsa da, otobüsün içinde şoförden de 2 € vererek bilet alabilirsiniz. Biletin yaz dönemi ücreti 2 €. Kışın da 1,5 €. Gece otobüsleri ise 3 €. Nakit alınan bu biletleri ilk kullanmanızdan itibaren iki saat boyunca tekrar kullanabiliyorsunuz. Yaz dönemi ise Haziran ortasından Ekim ortasına kadar oluyor. Geri kalan zaman da kış dönemi:-))

Ayrıca cep telefonunuza Tallinja uygulamasını yüklerseniz (internetiniz de varsa, restoranlarda wi-fi oluyor), size en yakın durak bilgisini, anlık otobüs bilgilerini ve ‘şuradan şuraya nasıl giderim’lerin cevabını bulabilirsiniz.

Bilet ve kart durumları böyle, her şey çok güzel. Peki bu yazının başlığı neden olumsuzluk çağrıştırıyor?

İlk paragraftaki şu cümleye geri dönelim: “Otobüs ağı oldukça iyi; istediğiniz hemen hemen her yere otobüsle gidebilirsiniz.” Tabi sefer aralıklarını, otobüsün dolu olma ihtimalini, her yere uğradıkları için git git binmeyen yollarını, 5 km’lik yolu bazen 30 dakikada gidebileceğiniz gibi hesaplamaları önceden çok iyi çalışmak ve hazırlıklı olmak gerekiyor.  Şimdi bu ifadeyi biraz daha açalım.

Sefer aralıkları: Otobüsler, gitmek istediğiniz yere gidiyor olabilir, fakat bu otobüsler kaç dakika aralıklarla kalkıyor acaba? İşte bunu önceden hesaplamak gerekiyor. 20 dakikada bir kalkan otobüs de var; 120 dakikada bir kalkan da var. Bu durum rotaya göre değişiyor tabi normal olarak. Sefer saatlerine mutlaka önceden bakıp planlamak gerekiyor. 3 km. uzaktaki bir yere gideceksiniz diyelim, otobüs 45 dakikada bir kalkıyor olabilir -ki oluyor da. Özellikle Gozo’da, nüfus daha az olduğundan otobüsler seyrek kalkıyor. Ayrıca şoför, saati geldiyse kapıyı kapattı mı, asla kapıyı açıp sizi almıyor otobüse. Kapıyı kapattıysa bitmiştir! Bir sonrakini beklersiniz:-(

Otobüsün dolu olma ihtimali: Şoför, otobüsün dolu olduğunu düşündüğü an, kapıdasınız demektir. Durakta durmaz, yolcu indirmek için dursa da, ön kapıyı açmaz. Öyle orta kapıdan da binemezsiniz. ‘Şu kartı elden ele uzatır mısınız’lar olmuyor Malta’da. Metrobüs,  otobüs ve dolu olduğuna şoförün asla ikna olmadığı minibüslere binen zavallı İstanbullular olarak, bu bize ilk başta çok saçma geldi. “Ya, otobüs bomboş, niye açmıyor bu adam kapıyı” diye az söylenmedim yani. Gerçekten de İstanbul şartlarıyla karşılaştırdığımızda bomboş denilebilecek pek çok otobüse, şoförün “full, full” diye seslenmesiyle binemeyeceğimizi anlamak ve bir sonrakini beklemek fenaydı. Üstelik hava 37-39 derecelik sıcaklıklardayken dışarda kalmak, çok fena. Fakat bu konuda adamların standartları var. Şoförün olduğu alanda ayakta duramazsınız mesela, o kadar tıklım tıkış doldurmuyorlar otobüsü. Hatta içerdeki tabelada ayakta 46 yolcu yazıyordu galiba. Aslında bu iyi bir şey tabi, tıklım tıkış gitmemek, ama arkadan gelen otobüs de dolu olduğunda ya da sefer aralıkları uzun olduğunda sorun olacaktır tabi. Bir pazar sabahı Ponsonby durağından Valetta’ya gidecektik. Otobüsler hep dolu, kaç tane geçti binemedik. Şoför duruyor, sadece bir kişi diyor, o şanslı bir kişi binip gidiyor. Diğerleri bekliyor. Öyle böyle derken bilmem kaçıncı otobüse binebilmiştik.

Otobüs ağı: Hem Malta hem de Gozo’nun her yerine giden otobüslerin, her yere gidebilmeleri için enteresan rotalar oluşturmuşlar. Az otobüsle çok iş:-)) Aynı yere giden iki otobüsün rotaları uzun/kısa rota olarak fark edebiliyor, ben hep haritadan rotaları kontrol ettim. Mesela, havaalanından şehre giden X2 hattına binmiştik ilk gün. Önceden çevrimdışı yüklediğim Google haritadan, gideceğimiz yere yaklaştığında ineriz diye düşünerek elimde telefon yolu, durakları takip ediyorum. Bizim durağa yaklaşmak üzereyken bir anda döndü, başka yöne gitti otobüs. Bir anda, ineceğimiz yerden çok uzaklaştık, biz de ilk gelen durakta indik. Karşı yola geçip geri dönmek istedik. Hangi otobüse bineceğiz diye bakınırken, birisi nereye gideceğimizi sordu. Il-Gzira diyince, karşıya geçin oradan binin, ters yöndesiniz dedi. Nasıl yani, zaten oradan geldik diye düşünürken otobüsten inmeseymişiz önünde sonunda Il-Gzira’ya gidecekmişiz. Tabi, önce büyük bir tur atıp sonra gidecekmişiz.

5 km’lik yolu 30 dakikada gitmek: Malta adasının güneyindeki Marsaxlokk’tan, Gozo’nun kuzeydoğusundaki Marsalforn’a 5 saatte gitmişliğimiz varL  Şimdi sıkı durun, bu bahsettiğim yerler arasında taş çatlasa 50 km mesafe var. Peki nasıl oluyor bu? Marsaxlokk’tan kalkan 81 no’lu otobüsle Valetta’ya gittik. Oradan ilk kalkan 42 no’lu Ic-Cirkewwa otobüsüne bindik (sadece bu 1,5 saatten biraz fazla sürdü). Otobüsten iner inmez hiç beklemeden Gozo Ferry Chanel işletmesindeki feribota bindik. Mgarr limanında inince, 301 no’lu Victoria otobüsüne; oradan da 310 Marsalforn otobüsüne binerek Qbajjar durağında inmemiz arasında 5 saat var. Araçlarda geçen süre 5 saat olmasa da aralarda bekleme zamanları da oldu. Bu yolculukların hepsinde ilk duraktan binmeyi tercih ettik ki hem otobüse binebilelim hem de oturabilelim.

Otobüslerde klima: Klima medeniyeti, Malta’nın genelinde çok az olmakla birlikte, otobüslerin hepsi klimalı. (Malta, adalar ülkesi olduğundan elektrik ve su pahalıymış. Sanırım bu nedenle çok sıcak olmasına rağmen, klima az kullanılıyor. Otobüsler nasılsa benzinli, o ucuz herhalde:-)) Otobüslerde oturacağınız yeri de iyi seçmek gerekiyor. Arkaya doğru yükseltisi olan otobüs türlerinde arkaya oturunca, klimaya çok yakın olunduğundan beyniniz donabilir. Ben iki defa öyle bir noktada oturduğumuzda şapkayla kendimi korumaya çalışsam da çok üşüdüm. Daha sonraları hiç arkada oturmadım. Ancak önlerde de, klimaya uzak olunca, kalabalık otobüslerde sıcak gelebiliyor.

Bütün bu zorluklarına rağmen, hem Malta hem de Gozo’da her yere otobüsle gittik. Ben ilk günkü tecrübeden sonra dersime hep önceden çalıştım. Gideceğimiz yerlere göre otobüs rotalarını belirledim, sefer saatlerine baktım ve mümkün olduğunda ilk duraktan binmeyi ayarlamaya çalıştım. Böylece, yol uzun da sürse, oturarak, etrafı seyrede seyrede yolculuk etmiş olduk. Ayrıca, Gozo’da yollar kalabalık değil, yolcu çok değil ve mesafeler daha kısa olduğundan sadece sefer aralıklarına dikkat etmek yeterli, her yer 15-20 dakika uzaklıkta genelde.

Eğer Malta’da otobüsle yolculuk konusunda gözünüzü korkuttuysam ve de araç kiralamayı düşünürseniz o konuda da söyleyeceklerim var. Bir kere trafik İngiliz usulü tersten yani soldan işliyor. Hadi bu sorun değil, herkesin gittiği yönde giderim de deseniz yine de gitmek çok zor. Özellikle büyük olan ada Malta’da, hemen hemen pek çok yol, bir gidiş/bir geliş olmak üzere iki şeritli. Valetta, Tas-Sliema vb. kalabalık yerlerde araca park yeri bulmak büyük dert. Otobüs yine de daha iyi. Ama Gozo’da araba iyi olabilir. Orası daha kırsal, nüfus az, yollar daha rahat. Arabayla adanın her yerini dolaşmak, güzel olabilir.

Son not: Duraklarda beklerken, trafiğin bize göre ters yönde aktığını unutmayın. Yoksa gideceğiniz yönün tam tersi istikamete gidiyor olabilirsiniz. Benim bu konuda yaptığım hep şu oldu: Başımın baktığı yönde, yolun solundaki durağa gitmek.

Malta’da feribot: Malta ve Gozo adaları arasında Gozo Ferry Chanel işletmesine ait arabalı feribotlar gidip geliyor. Feribot yolculuğu 20-25 dakika sürüyor. İçeride küçük bir market ve yiyecek-içecek satan büfe var. Ic-Cirkewwa, feribota binmek için Malta adasındaki son nokta. Malta’dan Gozo’ya geçerken feribot ücreti ödenmiyor, direk binip gidiliyor. Gozo’dan Malta adasına geçerken ise kişi başı 4,65 € bilet almak gerekiyor. Bizdeki köprü geçişleri gibi, ücret tek yönde alınıyor. Ama ben yine de bunu hep şöyle söyledim: Gozo’ya gitmek bedava, Gozo’dan ayrılmak paralı!

Tas-Sliema ve Valetta arasında da (Kadıköy-Beşiktaş gibi) deniz ulaşımı mevcut. Hiç kullanmadık ama sanırım tek yön 1,5-2 € arasında ücreti var.

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir