Mimar Sinan Eserlerinin Peşinde… Vol.4

SELİMİYE CAMİ

Edirne’deki ikinci günümüzde, oteldeki kahvaltıdan sonra yola çıktık ve Mimar Sinan’ın “ustalık eserim”, “başyapıtım” dediği Selimiye Camisi‘ni görmeye gittik. Edirne’de şehrin girişinde, dört minaresiyle her yerden görünen bu muhteşem eser, 2011 yılında UNESCO Dünya Mirasları Listesi‘ne alınarak ülkemizden bu listeye giren onuncu varlık oldu.

1569-1575 yıllarında Sultan II. Selim tarafından yaptırılan bu eser, Mimar Sinan’ın her yaptığı işte, kendini aşma, daha iyisini yapma çabalarının sonucu olarak Osmanlı mimarisinin başyapıtlarından biri olarak anılıyor. Üstelik bu eseri yaptığında 80’li yaşlarındaydı. 31,50 metre çapındaki kubbesi, sekiz fil ayak üstünde taşınan; 71 metreye yakın dört minaresi ve onaltıgen şadırvanı, çini, ahşap, mermer oyma ve kalem işleriyle döneminin en iyi örneklerinden biri olarak hala ayakta duran bu eser Edirne’nin en önemli sembollerinden biri.

selimiye-cami1

Civardaki ara sokaklardan birine arabayı park edip yürüyerek devam ediyoruz. Caminin kendi heybetine göre küçük olan avlusundan geçip içine giriyoruz.

selimiye-cami2

Devasa kubbenin altında, çok geniş bir alan karşımıza çıkıyor. Tam ortada müezzin mahfili yer alıyor. 12 mermer ayak üzerindeki müezzin mahfilinin ahşap bölümleri bitki motifleriyle bezeli. Mermer ayaklardan birinin iç kısmında baş aşağı duran bir lale figürü var (ters lale). Burada neden bir ters lale figürü olduğuyla ilgili çeşitli rivayetler varmış. Bu rivayetlerden en bilineni şöyle: Caminin yapılacağı arsada bir lale bahçesi varmış; ancak mal sahibi arsasını satmak istememiş. Sonradan ikna olsa da, camide lale motifi kullanılmasını şart koşmuş. Sinan da caminin tam ortasındaki müezzin mahfiline lale motifi koyarak sözünü tutmuş; ancak laleyi ters koyarak adamın tersliğine bir gönderme yapmış.

selimiye-cami3

selimiye-cami4

selimiye-cami5

Dev kubbe ise kalem işi süslemeleriyle dikkat çekiyor. Kubbenin çevresinde tam 40 pencere saydım. Çapının 31 ,5 metre olduğunu hatırlayalım.

selimiye-cami10

Caminin içindeki mimber (cuma ve bayram hutbelerinin okunduğu merdivenle çıkılan yüksek yer) ve mihrab (imamın namaz kılarken cemaatin önünde durduğu, kıble tarafındaki duvarın ortasında bulunan yer) ise mermer işçiliği süslemeleriyle dikkat çekiyor.

selimiye-cami6

Hünkar Mahfili yani Sultan’ın oturduğu yer ise İznik çinileri ve kalem işi süslemeleriyle özel bir köşe olmuş.

Hünkar Mahfili

Hünkar Mahfili

Caminin dışına çıktığımızda, revaklı avlunun tam ortasında onaltıgen şekilli mermer bir şadırvan var. Şadırvanın boyunun kısa olması, caminin karşıdan görüntüsünün güzelliğine engel olmuyor.

selimiye-cami7

selimiye-cami8

Cami, iki medresesiyle birlikte bir külliye olarak yapılmış. Kıble tarafında iki yanda simetrik olarak Darül Tedris ve Darül Kurra medreseleri yer alıyor. Darül Tedris, günümüzde Türk-İslam Eserleri Müzesi olarak kullanılıyor.

Avlunun batı tarafındaki Arasta (çarşı) III. Murat Döneminde Mimar Davut Ağa tarafından yapılmış. Avludan direk geçiş olan çarşı, günümüzde Edirne geleneksel ürünlerinin satıldığı çarşı olarak kullanılmaya devam ediyor.

Cami, II. Selim’in isteğiyle yapılmaya başlanmış; ama padişah caminin bittiğini ve açıldığı göremeden vefat etmiş.

Camiden çıktıktan sonra Arasta’dan geçip şehir turuna başlıyoruz. Meydanda, Mimar Sinan heykeli ve arkasında kendi eseri camisiyle güzel bir kare oluşturuyor.

selimiye-cami9

İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri yazılarım için tıklayın:

Rüstem Paşa CamisiSüleymaniye CamiŞehzade Cami

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.
4 Responses
  1. ecrin says:

    bu süper gezi yazısı

  2. aslı says:

    Çok güzel tarihi eserlerimiz var. güzel paylaşım olmuş.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir