Arnavutların Tatil Şehri: Ulcinj

Karadağ‘daki ikinci günümüzde, Podgorica‘dan Ulcinj’e gitmek için sınırlı sayıda otobüs seçeneği olsa da biz çocukla daha rahat etmek için taksiyle gitmeye karar verdik. Otel personelinin yardımıyla birkaç taksi firmasıyla görüşüp 45 Euro’ya anlaştık ve yola çıktık. Yanımızda küçücük bebek olduğunu görse de yol boyunca sigara içen şoför, İngilizce de bilmediğinden dalaşmak istemiyoruz, yolda kalmayalım diye ses çıkarmadan arka camı aralayarak devam ediyoruz. Bunun nedeni eğitimsizlik mi, kültür mü, görgü mü bilmiyorum. Benim çocukluğumda ülkemizde de uzun yol otobüslerinde sigara içilirdi. Neyse ki biz o günleri çoktan aştık. Bizim insanımız çok daha duyarlı. Her neyse, bir saat 50 dakika sonra Ulcinj’deki otelimize (Otel Petriti) vardık. Sigara dışında bebekli uzun kara yolculuğunu sorunsuz atlatıp otele vardığımıza seviniyoruz. Odamıza yerleşip biraz dinlenip dolaşmaya çıkıyoruz.

Ulcinj, Karadağ’ın güneydoğusunda Arnavutluk sınırında yer alan, şehir merkezindeki küçük plaj (Mala Plaza) ve dışındaki büyük plajıyla (Velika Plaza) bir tatil şehri. Sınırda olması nedeniyle hem yerel halk olarak hem de turistik amaçlı gelenler olarak nüfusunun büyük bir çoğunluğunu da Arnavutlar oluşturuyor. Otelimiz Velika Plaza’ya (z harfinin üzerinde bir çentik var ve j sesiyle okunuyor) yakın olduğundan öncelikle oraya gitmeyi tercih ettik. Adriyatik kıyıları genelde irili ufaklı çakıl taşlı plajlara sahipken buranın 13 km uzunluğunda bir kum plaj olduğunu okuyunca şaşırmış ve merak etmiştim. Akşamüstü saatlerinde ilk başlangıç noktasından plaja adım attığımızda geniş bir kumsal ve büyük bir kalabalıkla karşılaştık. Şezlonglar ve plaj şemsiyeleri arasında kendimize bir yer bulmaya çalışırken dağdan gelen rüzgar nedeniyle kumların saldırısına uğradık. Rüzgar kumları havaya kaldırdıkça özellikle de oğlumun yüzüne gözüne yapışırken çok rahatsız oldum; ama bu durum bir tek bizi etkilemişe benziyordu, çevremizdeki kalabalık pek rahatsız değildi. Genel görüntü olarak, sahilde yiyecek-içecek alacak yer olmayan, çevresi pis görünen buna rağmen kalabalık bir plajdı. Bu haliyle hiç cazip değilken üstüne bir de kumların saldırısı yüzünden bu plajdan hiç hoşlanmadım. Deniz sığ olduğundan pek çok çocuklu ailenin tercih ettiği bir yer olsa da deniz bile kumlar nedeniyle bulanıktı.

Velika Plajı

Velika Plajı

Şehrin, hatta Adriyatik kıyılarının en uzun plajından aradığımız konforu ve güzelliği bulamayınca deniz sevdasından çabuk vazgeçip otele geri dönüyoruz. Hazırlanıp tekrar yola çıkarak bu sefer de şehir merkezini görmeye gidiyoruz. Otelden şehir merkezine 700-800 metre olduğunu söyleseler de yol git git bitmedi. Hatta öyle bitmedi ki yorulduk, yol kenarındaki küçük restoranlardan birinde cevabi (köfte) yedik. Tekrar yürümeye başladık. Otel personellerinin mesafeler konusunda söylediklerine inanmamak gerekiyor. Uzun bir yürüyüş sonunda nihayet şehir merkezine vardığımızda hava kararmıştı. Sokaklar tıklım tıklım olduğundan bebek arabasıyla zor ilerliyorduk. Küçük plajın etrafı restoran ve kafelerle dolu, hepsi de kalabalık. Sağ tarafta tepede eski şehrin ışıkları görünüyor ve çevrede görünen tek güzellik de orası. Yarın gelip gündüz gözüyle görmek gerek. Zor da olsa civarda biraz dolaşıp taksiyle otele dönüyoruz.

Ulcinj- Küçük Plaj

Ulcinj- Küçük Plaj

Ulcinj- Küçük Plaj

Ulcinj- Küçük Plaj

Ertesi gün kahvaltıdan sonra taksiyle direk Stari Grad yani eski şehre gidiyoruz. Yüksek duvarlı bir kale içindeki eski şehir, dar sokakları, taş evleri ve denize tepeden bakan görünümüyle çok güzel. Dar sokaklarda gezinirken kucağımızdaki bebek nedeniyle kapı önünde oturan birileri bize laf atıyor. İstanbul’dan geldiğimizi öğrenince de kendilerinin Müslüman olduğunu hatta eski şehrin çoğunun Müslüman olduğunu söylüyorlar. İçlerinden biri İstanbul’u görmüş, yarım yamalak İngilizcesi ile bize onu anlatıyor. Kısa sohbet sonrası yürümeye devam ederken en güzel taş binaların ya restoran ya da otel olması dikkatimizi çekiyor.

Ulcinj-Stari Grad

Ulcinj-Stari Grad

Ulcinj-Stari Grad

Ulcinj-Stari Grad

Eski şehrin sağ tarafına doğru bakınca nihayet Adriyatik kıyılarında olduğumuzun farkına varıyoruz. Bu noktadan denize bakmak çok keyifli.

ulcinj5

ulcinj6

ulcinj7

ulcinj8

Eski şehrin sol tarafı ise yeni evlere ve 300 metre uzunluğunda şemsiyelerin ardında tıklım tıklım küçük plaja bakıyor.

ulcinj9

Bir süre eski şehirde dolaştıktan sonra merdivenlerden inerek bu sefer de küçük plajdan eski şehre son bir bakış atıyoruz.

Ulcinj-Küçük Plaj'dan Stari Grad

Ulcinj-Küçük Plaj’dan Stari Grad

Öğlen saatlerinin sıcaklığını denizin hemen üstünde yer alan, sırtını bir dağa yaslamış, küçük koya tamamıyla hakim, en güzel manzaralı Ex-Cafe‘de geçirmeyi tercih ediyoruz. Kafenin manzarası ve konumu güzel olsa da koltukları eskimiş, tuvaleti ise çok kötü durumda. Ne kadar turistik bir yer olsa da bu şehrin genelinde restoranlarda böyle bir eskilik, özensizlik var. Öğleden sonra nispeten güzel bir restoranda yemek yedikten sonra biraz deniz kenarında oturuyoruz.

ulcinj11

ulcinj12

Akşam tekrar taksiyle otele dönüyoruz. Önceden rezervasyon yaptığımız için bir gün daha bu şehirde kalacağımıza üzülüyoruz; çünkü yapacak başka bir şey yok. Ne yazık ki otele yakın olan büyük plaj ikinci defa gittiğimizde daha da rüzgarlıydı ve biz günü otelde geçirmek zorunda kaldık.

Geçirdiğimiz üç günü ve gördüklerimizi düşününce Ulcinj bize pek hitap etmedi. Varoş bir yazlık tatil şehri. Stari Grad dışında bana göre şehirde görülebilecek hiçbir şey de yok. Sokaklar yer yer çöp içinde, restoranlar iç açıcı değil. Deniz tatili için de cazip değil. Küçük plajı kum olsa da çok aşırı kalabalık ve küçük. Büyük plaj ise pis, rüzgarlı ve denizi berrak değil. Buradan sonra gittiğimiz Budva‘yı görünce Ulcinj’de geçirdiğimiz gereksiz günlere üzüldük.

Yazı ve fotoğraflar: Derya Çölaşan

Gezi Tarihi: 13-15 Ağustos 2010

Category: KARADAĞ  Tags: , ,
You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.
4 Responses
  1. zumrut says:

    Bence cok abartmissin,hic de anlattigin gibi kotu degil..ulcinjin deniz suyunun faydalari dunyaca kanitlanmis,dunyanin en tuzlu suyu orasi butun hastaliklara iyi geliyor.insanlari yanlis bilgilendirme biz her yil gidiyoruz hersey cok mukkemmel.

    • derya says:

      Merhaba,
      Deniz suyunun faydalarını bilemem, ben gördüğüm görüntüden (etrafın pis olması, çok rüzgarlı olmasından dolayı kumların kalkması ve bulanık deniz, doğru dürüst gönül rahatlığıyla yemek yiyecek bir yer olmaması vs.) bahsettim. Rüzgar tabiki bir doğa olayı ve her zaman olacak diye bir şey yok, ama bizim gittiğimiz iki gün de rüzgarlı hava denk geldi. Siz beğeniyor olabilirsiniz, ben beğenmedim. Size keyifli tatiller dilerim.

  2. baran says:

    Özellikle müslüman asıllı kesimin yaşadığı bölge Karadağ‘ın Arnavutluğa yakın en yakın güney ucu. Şehre tepeden bir yol ile ulaşıyorsunuz… daha fazla bilgi almak için sitemizi ziyaret edebilirsiniz…

    http://www.geziyorum.net/karadag-montenegro-gezisi-ulcinj/

  3. Nhea says:

    tuğe7e kamer diyor ki:Buruk mu bilemiyorum ama tat aaalrk bir solukta okudum akıcı , hoş dizelerinizi , kutluyorum. Keşke başlıktaki Da kfce7fck harfle da olsaymış. Gf6ze batıyor.

Leave a Reply Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir