Ana Sayfaya Dön /
Vatikan
Venedik
Roma
Floransa
Siena
Pisa
Pompei
Verona
Napoli
Venedik… Nasıl bir şehir bu? Suların içinde evleri, yol yerine kanalları, rengarenk, çeşit çeşit maskeler satan dükkanları, gondolları, gondolcuları, havası, daracık sokakları, arabasız, motor gürültüsüz yolları… bildiğimiz hiçbir şehre benzemiyor.
![]() |
![]() |
Mestre’yi (ana karayı) Venedik’e bağlayan yaklaşık 4 km. uzunluğundaki tren yoluyla Santa Lucia İstasyonu’na vardık. İstasyonun ön yüzü Grande Canale (Büyük kanal)’a bakıyor. Hemen yanında ön yüzü gösterişli mermerden kilisenin önünden geçerek şehir turuna başlıyoruz. Harita üzerinde bakıldığında ters S şeklindeki büyük kanala açılan pek çok kanal var. Üzerindeyken fark edilmiyor; ama 120 adacıktan oluştuğu söylenen Venedik’i birbirine bağlayan 400 köprü varmış. Bu köprülerin en ünlüsü Rialto Köprüsü (Aşıklar Köprüsü de deniyor). Köprünün üzerinde çok güzel bir kanal görüntüsü var.
![]() |
![]() |
Venedik’in tüm ara sokaklarına girip çıkıp labirent gibi daracık yollarda kaybola kaybola dolaşmaya başlıyoruz. Görülmesi gereken en önemli yerlerden biri kuşkusuz St.Marco Meydanı. Fazla samimi güvercinleri, büyük bir mermer salon şeklindeki galerileri, çan kulesi, kilisesi ve Dükler Sarayı’nın bir arada görülebileceği bir meydan. Meydanın adı şehrin koruyucusu Aziz Markus'tan geliyor. Venedikli iki tüccar, Mısır’da bulunan ve Hıristiyanlıktaki kutsal kişilerden 4 İncil’in yazarından biri olan Aziz Markus’a ait olduğu sanılan kemiklerini ve özel eşyalarını Venedik'e getirmek ve şehre armağan etmek isterler. Bir sandığa doldurarak üzerini domuz etiyle kaplarlar. Domuz etini gören Müslüman Araplar sandığa hiç dokunmazlar. Bu olay kilisenin girişinde resmedilmiş. Aziz Markus'un Venedik’e getirilmesinin ardından Venedik onurlanır ve onu şehrin koruyucusu ilan ederler. İşte bugün meydana adını veren büyük ve gösterişli kilise, Aziz Markus adına yapılmıştır. Kilisenin ön yüzünde Aziz Markus’un kemiklerinin Mısır’dan nasıl getirildiğini yansıtan mozaikler yer almaktadır.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
Aziz Markus Kilisesi’nin hemen yanında Dükler Sarayı var. Venedik’in deniz ticaretinde çok önemli bir yeri olduğu zamanlarda, şehre gelenleri Venedik’in zenginliğiyle büyülemek için güç ve şöhret sembolü olarak yapılmış. Beyaz ve pembe mermerin oluşturduğu hoş görünümlü, geometrik şekilli süslü ön cephesiyle dikkat çekiyor.
![]() |
![]() |
Bu sarayda aynı zamanda suçlular mahkeme edilir ve hemen yandaki hapishaneye götürülürmüş. İki binayı birbirine bağlayan köprüden geçerek hapishaneye giden kişi, bu güzel Venedik’i bir daha göremeyeceği için köprüden geçerken şehre son kez bakarmış. Bu nedenle bu köprünün adı “Son Bakış” veya “Hasret Köprüsü”dür.
Venedik'teki evlerin pek çoğu rutubetin etkisiyle mi bilmem çok kötü görünüyor, çok bakımsız; ama bazıları da çok hoş. Camlarından çiçekler sarkıyor. Gondollar ise şehirde minibüs gibi çalışıyor. Hep bahsedilen romantik Venedik’ten biraz uzak geldi bana bu görüntüler... yine de Venedik’e bakıp etkilenmemek olanaksız gibi. İnsanın gözü bu olumsuzlukları görmek istemiyor belki de...
![]() |
![]() |
Venedik, karnavallarıyla da meşhur bir şehir. Eskiden karnaval zamanı, insanlar arasındaki sınıf farklılıklarını kaldırmak için maskeler takılırmış. Böylece kim olduğunun önemi olmadan herkes rahatça ve gönlünce eğlencelere katılırmış. Gittiğimizde karnaval zamanı değildi; ama maskeler her yerde satılmaya ve turistik bir hediye olmaya devam ediyor.
![]() |
![]() |
Venedik, ne yazık ki, kendi kendini yiyen bir şehir. Yavaş yavaş batmakta ve çevresindeki su da yükselmekte. Şehri kurtarabilmek için birçok proje üretiliyormuş. Umarım başarırlar.
Yazı ve fotoğraflar: Derya Çölaşan
Gezi Tarihi: Ocak 2006
|
| Ana Sayfa | Türkiye |
Tunus |
Yunanistan |
İtalya |
Çek Cumhuriyeti |
Hırvatistan | Bosna-Hersek
Hollanda | Macaristan | Avusturya | İsviçre | İspanya |