Yine Gaziantep Heyecanı

Oğlumun doğumundan sonra, üç sene boyunca evde geçen günlerin ardından tekrar iş hayatına dönünce tüm dengem alt üst oldu. Sabahları çok erken kalkma ve bütün gün bilgisayar başında çalışmanın ardından eve gelince yemek hazırlıkları vs. derken günler çok çabuk geçti. Evde geçen üç yıl boyunca yapmadığım, tam işe başlayınca bir de uzaktan yüksek lisansa başladım. Eve ne kadar yorgun gelsem de akşamları ders çalışmam gerekiyordu. Bir hafta sisteme girmesem dağ gibi yükselen okumamı, izlememi bekleyen dosyalar yüzünden blogtan çok uzak kaldım. Yeni bir iş ve yeni sorumluluklar yüklensem de bu süreçte en güzeli Deniz’in de benimle okula başlamasıydı. Benim çalıştığım okulun anaokuluna başlayınca, o da tam zamanlı mesaiye başlamış oldu aslında. Sabahları beraber servise biniyoruz, okula gidiyoruz, akşam beraber eve dönüyoruz.

Bu zaman aralığına denk gelen iki bayram tatilinde de -artık resmi tatilleri beklemek zorundayım- yakın yerlere geziler yaptık; ama gezilerimi yazıya dökmede ilk defa bu kadar ara verdim. Eve iş getirmediğim, ders çalışmak zorunda olmadığım günler de oldu elbette; ama o zaman da bilgisayar başında olmak istemedim derken, yazılar hep taslak olarak kaldı.

Son bayram tatilinden beri hiçbir yere gidemedim. Pek çok hafta sonumuz evden dışarı adım bile atmadan geçti. Deniz evde kalmayı özlediği için hiç çıkmak istemiyordu. Bense son zamanlarda o kadar bunaldım ki, kışın bahara dönmeye başladığı bu günlerde bir kaçış noktası arar oldum; ama yakın zamanda tatil de yok! Bu dönemde posta kutuma gelen, Mayıs başında Gaziantep’te yapılacak olan bir eğitim kongresi (EPOK2014) beni heyecanlandırdı. Daha iki ay var; ama olsun gitme ihtimali var ya, o da yeter. Okuldan bir yöneticimle konuştum ve sunumla katılmayı önerdim, kabul etmesiyle birlikte hemen uçak bileti bulmalıyım dedim. Ne kadar erken, o kadar ucuz bilet!

Androidli bir telefon hayatımda olduğundan beri, seyahat hazırlıklarımı telefonla yaptığımı yazmıştım daha önce. Hayatımı kolaylaştıran o kadar güzel uygulamalar var ki, seyahatle ilgili sevdiğim android uygulamalardan daha önceki yazılarımda bahsetmiştim. Uçak bileti bulma konusunda da pek çok uygulama var. Türkiye için bilet bulmada en iyisi yerli uygulamalar bence. Bunlardan biri de Anıtur’un yeni uygulaması. Uçak bileti uygulaması sayesinde farklı havayollarının web sitelerinde tek tek gezinme yerine, tek hamleyle hepsinin uçuşlarını bir arada bulmak mümkün. Üstelik bileti rezerve etme ya da satın almak da mümkün. Böylece en uygun bileti bulup satın aldım. Gaziantep‘e daha önce gitmiş ve tadına doyamamıştım. Şimdi bunca işimin arasında, bir de sunum hazırlayacağım ama olsun, bekle beni Gaziantep! İlk gittiğimde Zeugma Müzesi kapalıydı, görememiştim. Geçen seferden aklımda kalanları bu kez yapabilirim umarım. Bu arada tavsiyelerin varsa alabilirim:))

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.
5 Responses
  1. derya hanım cok güzel olmus elinize sağlık..

  2. Canan ÖZEN says:

    Selamlar, Geçen hafta Gaziantep’te idim. Arzu Hanım’ın yazdıklarına Bayazhan Müzesini, Koçak Baklavasını ekleyeceğim. Kale’de yapım çalışmaları var, bu nedenle kurtuluş Müzesi kapalı. Mozaik Müzesi çok etkileyici, çok yakınındaki Halil usta kebapları da mutlaka denenmesi gerekenlerden. El işine meraklı iseniz hiç bir yerde göremeyeceğiniz antep işi örtüleri de mutlaka görün. Hanın üst katında yapılan işlemeler, alt katında sergilenerek satıldığı için ederi direk emek verene ödenmiş oluyor. Yemek müzesi, bakır müzesi ve cam işleri müzesi de birbirine yakın olduğundan hepsini ziyaret etmek kolay oluyor. İyi yolculuklar, keyifli bir seyahat dliyorum.

    • derya says:

      Bayazhan dışındaki müzeleri görme fırsatım olmamıştı. Öneriler için çok çok teşekkürler…

  3. Merhaba,
    Gaziantep’te bir kaç defa bulundum, müzenin eski ve yeni halini görme fırsatım olmuştu kesinlikle çok etkileyiciydi. Tahmis Kahvesi’ne uğrayıp menengiç kahvesi içip o havayı teneffüs etmenizi öneririm. (gerçi eski halinin tadı başkaydı, olsun…)
    Antep deyince aklıma hep yemek geliyor, sizin de ilginizi çeker ise şu öneriler düşününce bile iştah kabartan cinsten… İmam Çağdaş kebap ve baklavaları, Aşina Restaurant yöresel yemekleri, Köşk ciğer salonunda cartlak kebabı, Altıntel’de burma kadayıf, Karşıyaka’da Halil Usta kebapları ve bir de kesinlikle katmer yenmeli Orkide pastanesi önerilerim arasında
    şahane bir yolculuk olsun, sevgiler,arzu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir