Lavrion Limanı

Bugün gezinin son günü. Ne de güzeldi her gün gözlerimizi farklı bir adada açmak… Her güne yeni bir heyecanla başlamak… Ne yazık ki bu gezi de bitiyor işte. Bugün programda Atina turu var. Yedi yıl önce Atina’ya gitmiştik; o zamanlar dijital fotoğraf makinem olmadığından ve henüz gezilerimi yazmadığım için (sonradan yazdım, buradan okunabilir) bir kere daha Atina’yı görmek ve yazmak istiyordum. Atina’ya gitmek için Pire Limanı yerine Lavrion Limanı’nda bulunmamızın sebebi Pire’nin çok kalabalık olmasından dolayı gemiden inişlerin 3-4 saati bulmasıymış.

Lavrion (buradan haritaya bakın), Atina’nın güneydoğusunda ve 70 km uzağında bir liman şehri. İki şehir arası yol en az 1-1,5 saat sürüyor. Taksi, araba kiralama ve tren+metro seçenekleri olsa da hepsi tur satın almaya göre daha eziyetli, pahalı ve riskli bence. Fakat tur programı da çok zayıf; çünkü zaman yok. Akropol gezisi ve şehirde panoramik tur (yani otobüsten inmeden şehirden geçmek) ve dönüş. Sabah 08.00’de çıkış verilip öğlen 13.30’da gemiye dönülmesi gerekiyor. Bu nedenle ne yazık ki bu tur bize uymuyor; çünkü bebek arabasıyla akropol gezilmez, ayrıca şehir gezisi de yok. O yüzden Atina’ya gitmek yerine yapacak bir şey olmasa da Lavrion’da kalmayı tercih ettik.

Gemide kahvaltı edip biraz oyalandıktan sonra 11.00 gibi limana indik. Tam karşıda üç-dört güzel kafe var, liman manzaralı. Buradan devam edip ilerleyince balık pazarı ve ahşap masa-sandalyeleriyle küçük balık restoranları var.  

Lavrion
Etrafta bir sürü kafe var; ama hiçbirinde oturmadık. Sadece sokaklarda amaçsızca dolaştık. Fıskiyeli havuz ve çevresinde oturma yerleri var. Bu sokaktaki Arte İtaliana’dan güzel bir dondurma alıp ağaçların altında oturduk biraz. Bizim ufaklık dolaşmak istedi, onu serbest bıraktık ilk defa, bu sefer vakit var ve yapacak bir şey yok nasılsa.

Lavrion
Yürüdük, dolandık, oturduk derken iki saat olmuştu bile. 13.00 gibi de gemiye döndük. Bizden hemen sonra da tura katılanlar döndüler ve gemi 14.20’de Lavrion Limanı’ndan ayrılarak İstanbul’a doğru hareket etti. Biz de günü güvertede geçirdik. Bir ara geminin kaptan köşküne gezi olacağı anonsu yapıldı. 20 kişilik gruplar halinde içeri alıp bilgilendirme yaptılar, güzeldi.

Geminin gece boyunca yol alarak 01.30’da Çanakkale Boğazı’ndan girip 04.30’da boğazdan çıkacağımızı ve sabah 11.30 gibi Karaköy Liman’a varacağımızı söylediler. Gerçekten de tam saatinde limana vardık. İniş işlemleri ve pasaportların dağıtılması için bir süre bekledik. Sonunda pasaportlarımızı aldık ve böylece bir geziyi daha bitirmiş olduk.

Yazı ve fotoğraflar: Derya Çölaşan
Gezi Tarihi: 3 Eylül 2011

Category: YUNAN ADALARI  Tags: ,
You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir