Zagreb: Yeşillikler Şehri

Daha önce hiç bu kadar yeşil bir şehir görmemiştim. Uçakla havaalanına doğru inişe geçerken burası ne kadar yeşil, her yer ormanlık görünüyor demiştim. Gerçekten şehrin içi de öyle. Alandan özel otobüsle (shuttle) otogara geldik. Oradan da tramvayla kalacağımız otele doğru yola çıktık. İnternetten tramvay haritası bulmuştum. Elimizle koymuş gibi bulacaktık oteli ki, aniden bastıran yaz yağmuruna yakalandık, elimizde bavullarla bina altlarında bekledik bir süre. Sonra sırılsıklam bir şekilde otele gidip eşyalarımızı bıraktık. Bir şehir haritası alıp elimize, yollara attık kendimizi. Sadece bir gün kalacağımız için hava kararmadan ne görsek kardır dedik.

Bir şehri keşfetmenin en güzel yolu, elinde harita sokak sokak yürümektir bence. Zagreb’te de öyle yaptık. Görmemiz gereken yerleri önceden araştırıp haritada işaretlemiştik. Glavni Kolodvor yani tren istasyonun karşısındaki yoldan yukarı doğru çıkarken görülecek yerler ve yönleri gösteren bir tabelaya bakıyoruz.

Tren İstasyonu

Tren İstasyonu

Unknown

Nereye Gidelim?

Hırvatistan’ın (Croatia) başkenti Zagreb, Adriyatik kıyılarıyla Orta Avrupa arasında bir kesişme noktası. Eski ve yeni binalar doğal güzellikle bir arada bulunuyor. Tarihi şehir üç bölüme ayrılıyor. Katolik Kilisesinin bulunduğu Kaptol, Parlamento’nun bulunduğu Gornji Grad (Gradec) ve iş merkezi olan Lower Town… Şehrin iş dünyası bizi ilgilendirmediğinden yukarı doğru gidiyoruz.

Tren istasyonuna sırtımızı verip karşıya geçtiğimizde ilk gördüğümüz Tomislav Meydanı oluyor. Atın üzerindeki Kral Tomislav heykeli ve arkasındaki sapsarı Sanat Köşkü (The Art Pavilion-1898) yemyeşil bir meydanın içinde duruyor.

Tomislav Meydanı

Tomislav Meydanı

Tomislav Meydanı

Tomislav Meydanı

Sanat Köşkü, Hırvatistan’ın en önemli ve en geniş sanat galerilerinden biri. Bu güzel meydanı sağ tarafımıza alıp hafif yokuş yukarı çıkarken yine yemyeşil iki meydanı (Strossmayerov ve Zrinjevac) daha geçiyoruz.

Ve şehrin kalbi Ban Jelacic Meydanı’na ulaşıyoruz. Bu meydanda da yine kralın at üzerinde bir heykeli var. Meydan bir buluşma noktası ve şehrin en hareketli yeri. Turistler için de şehir gezisinin başlangıç noktası.

Ban Jelacic Meydanı

Ban Jelacic Meydanı

Meydanın arka sokaklarına dalınca Kaptol‘a ulaşıyoruz. Burada birçok yerden görülen iki kulesiyle Katedral karşımıza çıkıyor. Meydanda tarihi havayı hissetmek için biraz oturuyoruz. Gradec bölgesinin kilisesi olan St. Mark ise çok renkli çatı süslemeleriyle dikkat çekiyor.

St. Mark

St. Mark

Dönüş yolunda Mareşal Tito Meydanı‘nda çok güzel bir bina görüyoruz. Burası Hırvatistan Ulusal Tiyatrosu… bahçe düzenlemesiyle de oldukça güzel… Zagreb, tam bir kültür-sanat şehri ve yeşillikler içinde… Geçtiğimiz sokaklarda meydanlar hep yemyeşil… Şehrin göbeğinde bir botanik park bile var (vaktimiz kalmadığından gezemedik biz).

Unknown

Zamanımız kısıtlı olduğundan Zagreb gezisi çok kısa sürse de sanatsal ya da kültürel bir aktiviteye katılmadan sadece şehir gezisi için bir gün yeterli gibi geldi bana. Şehirde görülecek yerler birbirlerine çok yakın ve kısa sürede gezilebilir.

Yazı ve fotoğraflar: Derya Çölaşan

Gezi Tarihi: Temmuz 2006

You can follow any responses to this entry through the RSS 2.0 feed.You can leave a response, or trackback from your own site.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir